... Kul, yakînen bilir ki, her salih amel, cennette bir nimet, kabirde bir genişlik ve rahatlık sebebidir. Ve yine her güzel amel ve sırf Allah için olan marifet için, Cennette bir makam vardır. Oradaki nasipler buradaki ihlas, marifet ve amele göre taksim edilmiştir.
Yine, her kötü amel ve çirkin davranış için ahirette bir azap, kabirde bir sıkıntı ve ateşte bir mekan vardır. Oradaki azap, buradaki amellere göre taksim ve tayin edilmiştir. Sonra, Allah Teala, ahirette sahibine rahmet ve azap vesilesi olacak hayır ve şer amellerin tam karşılığını gizlemiş, sadece bunları işlemedeki hükmü belirtmiş, onların ahirette götüreceği yolu açıklamıştır. Bunun ilâhî bir hikmeti vardır. Yine Cenab-ı Hakk öncelikle, dünyada, kulların önüne hayır ve şer amelleri koymuş, ama onlara ait tam karşılığı ahirete bırakmıştır. Bunu, fiiller için bir takım hükümler tayin etmek, sonra, kullardan amel etmelerini istemek, her nefse, işlediğinin karşılığını vermek ve onu denemek için yapmıştır. Yüce Mevla kullarına bir rahmet olsun, İlâhî kudret tecelli etsin, kullarına muhabbeti gözüksün diye bu muamelede bulunmuştur.
Sayfa 408 - Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu