... Kul, yakinen bilir ki; ahirette, dünyada geçirmiş olduğu seneler, ay olarak, aylar günlere bölünerek, günler saatlere ayrılarak, saatler nefeslere çevrilip bütün ömrü önüne serilerek, her nefesin ve o nefesleri tükettiği her fiilin hesabı sorulacaktır. Küçük, büyük her fiili için (meleklerin daha önce tespit ve kaydettiği) üç dosya önüne serilir:
Birincisinde: “Bu fiili niçin yaptın?” diye sorulur. Burası, Allah’ın hükümlerinin bilinip bilinmediğinin imtihan edildiği yerdir. Eğer buradan sâlimen geçerse; önüne, ikinci dosya açılır. Orada da: “Bu ameli nasıl yaptın?” diye sorulur. Burada, amelin sahih yani ilme uygun yapılıp yapılmadığının tespiti yapılır. Oradan da sâlimen geçerse; önüne üçüncü dosya açılır. Orada da: “Bu ameli kimin için yaptın?” diye sorulur. Burası, ameldeki ihlasın kontrol edildiği yerdir. Eğer; “niçin”, “nasıl” ve “kim için” sorularına, düzgün cevap veremezse, helak olmasından korkulur. Ancak lütuf ve ihsanı sonsuz olan Kerîm Mevlâ, acırsa onu kurtarır ve kusurlarını lütfuyla affeder. (sf. 419)
.............
... Bir ayet-i kerimede Allah Teala: "Kim, zerre miktarı hayır işlerse, onu (kıyamette karşısında) görür. Kim de zerre kadar şer işlerse, onu görür." [Enbiya 21/47] buyurmuştur.
Bu ayetlerin, Allah Teala’nın kitabındaki en muhkem ayetler olduğu söylenmiştir. Onlar; hem mücmel (özet), hem müphem (muhteva bakımından kapalı) hem de umûmidir. (Sf. 419)
........
... Kula, üzerine düşeni yaptıktan sonra, ona bakıp güvenmemesi, Allah Teala’ya tevekkül edip lütuf ve keremiyle onu kabul buyurmasını ümit etmesi, adaletiyle onu geri çevirmesinden korkması gerekir. Bunun için, Allah Teala, kendisi için sabreden ve amellerinde O'na tevekkül edenleri methetmiş, bu amellerinin karşılığını, onlara ihsan etmiştir. (sf. 420)
.......
En güzel sabırlardan birisi, musibete karşı sabırdır. En güzel iyiliklerden birisi (hatta birincisi) de, geçmiş günah ve kusurlardan dolayı samimi tövbe etmektir. (sf. 421)
.......
En güzel iyiliklerden birisi de, kalbe nefsi ve dünyevi düşünceler geldiğinde, her an insanı kontrol eden zatı ve meleği murakabe etmektir. Kulu, Allah’a yaklaştıracak amellerin en faziletlisi; nefsi, kesin hesap görücü Rabbi için hesaba çekmek ve onu sevgilinin itaatine getirmektir. (sf. 422)
.......
Şu hâlde, en büyük hasret ve telafisi olmayan fırsatı kaçırma; dünyada vakitlerini değerlendirmemenden dolayı, ahirette başkalarına kat kat sevap ve nimetler verilirken, senin onlardan ebediyyen mahrum bırakılmandır.
Bunun telafisi ancak buradaki vakitlerde, oradaki fazla ve ebedi nimetleri elde ettirecek amellerle meşgul olmaktır. Bu öyle bir yarıştır ki amel edenler, boş ve batıl şeylerle uğraşanları, hayırlarda yarışanlar, geri kalanları, hak yolunda koşanlar gevşek olanları ileri geçmiştir. (sf. 424)
Sayfa 419-424, Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu