Allah Teala, herkesi uyararak şöyle buyurmuştur:
"Onlardan birisine ölüm geldiğinde, derki: "Ey Rabbim I Beni dünyaya geri gönder de, (vaktinde yapmayıp) terk ettiğim şeylerde salih amel edeyim." Sonra Allah Teala ona şöyle cevap verir: "Hayır, bu onun söylediği (olmayacak) bir laftır."
Yüce Allah, başka bir ayetinde, müminleri bu gibi hâllerden açık ve kesin olarak nehyedip, bunu yapanın pişman ve perişan olacağını şöyle bildirmiştir:
"Ey iman edenleri Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ı anmaktan alıkoymasın. Kim bunu yaparsa, onlar zarara uğrayanlardır." [Münafıkûn 63/9]
.................
Cenab-ı Hakk ayrıca, kula verilen rızıktan intak etmesini emretmiş, imanla intakı bir arada zikrederek bizi, bir imtihan için mal ve tasarrut sahibi kıldığını şöyle haber vermiştir.
"Allah’a iman edin. Resulüne iman edin. Ve size, (ne yapacağınızı imtihan etmek için) tasarrufunuza verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) infak ediniz." [Hadîd 57/7] (sf. 427)
...............
Bir haberde şöyle buyrulur: “Ölen herkes pişmanlık ve ûzûntü içindedir. Ölen kötü birisi ise: “Niçin amellerimi güzel yapmadım" diye esef eder. İyi birisi ise: “Niçin daha fazla saiih amel yapmadım!" diye ûzûntü çeker." (sf. 430)
................
Amel defterini sağ tarafından alan kimse, nasıl mukarrabûndan/AIlah’a yakın dostlardan olmadığına üzülür. Mukarrabûn makamındaki salih bir mü’min, şehidlerden olmayı temenni eder. Şehid ise, sıddıklardan olmayı arzular. O gün, gaflet ehlinin korkutulduğu hasret ve hüzün günüdür. Bugün dünyada hiçbir hayır ve hasanatı olmayanın, sanki ölüler gibi yaşayıp öğüt ve korkutmanın hiç fayda vermediği kimselerin, o gün hâlleri nice olur?!.. (sf. 430)
.............
“Ameller sonuçlarına göre değerlendirilir. Ezelde verilen hükümle, sonuç arasındaki hâl ve amele itibar edilmez. Ancak mizan haktır. Ameller hesaba çekilip tartılırken, adalet ve doğruluktan başka bir şey olmaz. Allah Teala, dostlarına ihsanı, düşmanlarına adaletiyle muamele edeceğine dair hükmünü vermiştir. Dikkat! Yaratma ve emir (her iş ve hüküm) O’na aittir.” (sf. 431)
Sayfa 427-431, Semerkand Yayıncılık, 2. Baskı, Aralık 2003 (Çev: Yakup Çiçek ve Dilaver Selvi)·Kitabı okudu