Eser iki farklı karakterin hayata olan yaklaşımlarını irdeleyerek oluşturulmuştur. Temelde ise üç ana temayı vurgulamaktadır. Özgürlük ve esaret, insan tabiatı ve sınıf ayrımı...
Chelkash profesyonel bir hırsız dahi olsa özgür ruhlu bir tabiata sahipken; Gavrila ahlaki değerlere sahip bir köylü olmasına rağmen para ve statüye köle olmaktadır.
Gavrila insan tabiatına çok güzel bir örnek olarak karşımıza çıkmaktadır. Soygun sırasında korkudan titreyen bir yapıya sahipken; soygundan elde edilenlerin değerini görünce bir katil olmayı dahi göze alabilecek kadar gözü dönmüştür. Daha sonraki süreçte ise yaşadığı derin pişmanlık ile af dilemiştir. Bu da bizlere hırs-açgözlülük ile vicdan-pişmanlık arasında yaşanan sorgulama sürecini göstermiştir.
En detaylı anlatamak istediğim kısma geldik diyebilirim. Sınıf ayrımı... Bu eserde de görebileceğimiz gibi hayat denen saçmalık her dönem insanları sınıflara ayırmıştır. Bu sınıflardaki konumunuzu belirleyecek yegane şeyler ise; paranız ve statünüzdür. Kiminle evleneceğiniz, nasıl bir evde oturacağınız, hangi marka arabaya sahip olacağınız, ne tür kıyafetler giyeceğiniz vs. vs. hep toplumdaki sınıfınıza bağlı olarak değişecektir. Sınıf ayrımı içerisinde ahlaki ve etik değerlere sahip olarak iyi ve güzel davranışlarda bulunmanız; kısaca iyi bir yaşam sürmenizin ise hiçbir önemi yoktur maalesef... Bu düzen içerisinde önemli olan tek şey sınıf atlayabilmektir ve bunun için gerekli olan yegane araç ise "money"'dir. Bazı insanlar bu kahrolası düzene çalışıp çabalayarak dahil olurken bazıları ise çalarak çırparak dahil olmuşlardır. Bizim yaşadığımız topraklarda ise okuyarak, emek verilerek sınıfların atlanılacağı düşünülüyor (özellikle de ebeveynlerimiz tarafından). Lakin asıl marifet çalıp çırpmada bu nokta atlanılıyor maalesef... Bizlerde bu işte iyi olmadığımız için başarısız olarak nitelendiriliyoruz. Kaldı ki o şekil bir başarım sağlayacağıma 'ONURLU' bir garibanlık yaşarım daha iyi. Laf uzar gider lakin sınıf ayrımı ile ilgili diyebileceğim tek şey şu olur:
Krallar düzeni kurar lakin kralcılar düzeni yaşatır. Bizler ise her daim 'kralları' hedef alırız. Asıl hedef alınması gereken kısım ise hep atlanır. "KRALCILAR"...