·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Haziran 2026 18:23 Hikayemizi iki ölmüş ruh anlatıyor, iki ayrı yerinden .. Daha doğrusu biri ölmüş ama ruhu o konakta sıkışıp kalmış diğeri ise ölümüne saatler kalmış aşık bir Derviş …
Bu hikayede hayata dair her şey vardı aşk , acı , terkedilme , hâyâl kırıklığı , ölüm , yas , hastalık , günah yani insana ait olan her şey …
Anneleri de öldükten sonra “uğursuz” Canfeda Konağında 3 kardeş bir araya geliyor aslında 4 çünkü yıllar önce intihar etmiş Halide’nin ruhu da orada . Dışarıda kıyamet kopuyor o geceyi evde geçirmek zorunda kalınca geçmişin tozlu sayfaları açılıyor herkes eski mutsuz anılarını bu konağın ,annelerinin , onları bırakıp giden babalarının kendi ruhunda açtığı yarayı sonra hayata nasıl tutunmaya çalışıp farklı hatalar yaptıklarını sırası ile anlatıyorlar .
Bir yandan da Derviş Ali var iftiraya uğrayıp idama mahkum edilen ve aslında bunu geçmişteki bir günahından dolayı hakettiğini düşünen …Ve deli gibi sevdiği HANDAN’ı …
Hikayenin sonunda bu iki ruhun ortak noktaları , benzer ölümleri Handan’ın aslında kim olduğu ve asil sandıkları soylarının aslında kime dayandığı ortaya çıkıyor . Sürükleyiciydi ve dili de gayet sadeydi okurken hiç sıkılmadım . İnsanoğlunun aynı anda hem masum hem suçlu olabileceği ne yaparsan yap her şeyi doğru yapmanın mümkün olmadığı güzel işlenmişti . Kitabın sonunda sanki ben de o Canfeda konağının içinde gezdim tüm karakterlere ayrı ayrı üzülüp veda edip çıktım….
Okuyun