10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 152. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 00:00
"İSTEDİĞİM İNSAN OLMA YOLUNDA" "İnsanın ruhsal yolculuğu bir merdiven gibi değil, bir sarmal gibi ilerler; aynı noktaya benzer duygularla dönsek de her dönüşte yeni bir farkındalık kazanmış oluruz." Hayat uzun bir yolculuk. Kimimiz dümdüz yolda giderken kimimiz kaygan, taşlı, dik yokuşlardan geçiyoruz. Bazen bir tümsek sarsıyor bizi, bazen uzun bir düzlük yanıltıyor. Biz ise bu yolculukta sadece sınırlı yolcularız. Bu yolculukta en çok ihtiyaç duyduğumuz şey nedir? Çoğumuz “reçete” deriz. Bize ne yapacağımızı söyleyecek, bizi hızla iyi hissettirecek bir cümle, bir formül ararız. Ama ya iyi hissettiren cümleler, tam da bu yüzden bizi asıl gerçeklikten uzaklaştırıyorsa? “Kendine güven”, “pozitif kal”, “kimseye ihtiyacın yok”, “her şey senin elinde”… Bu cümleler kulağa ne kadar tanıdık, değil mi? Ancak bu reçetelerin çoğu, insanın kırılganlığını yok sayan, eksik ve indirgemeci bir dil taşıyor. “İstediğin insan olmak” denildiğinde akla gelen ilk şey, çoğu zaman “daha başarılı, daha güçlü, daha mutlu” olmak oluyor. Oysa istediğimiz insan, belki de tam tersine, kırılganlığına evet diyebilen, başarısızlığıyla yüzleşebilen ve mutsuzluğunu inkar etmeyen biridir. Her insanın içinde sessizce yankılanan bir soru vardır: Gerçekten ben kimim? Ve daha da önemlisi, kim olmak istiyorum? Bu soruların peşine düşmek, insan olmanın belki de en kadim ve en kıymetli yolculuğudur. “İstediğim insan olma yolunda” olmak, bir varış noktasına ulaşmaktan çok, yürüdüğümüz yolun kendisidir. Ve bu yol, göründüğü kadar düz ve aydınlık değildir; inişleri çıkışları, kaygan taşları, derin tümsekleri ve bizi bekleyen karanlık virajları vardır. Gerçek yolculuk, popüler söylemlerin dayattığı bu “kusursuz insan” illüzyonundan sıyrılmakla başlar. Çünkü sahte bir hedefe yürümek, insanı kendi gerçekliğinden uzaklaştırır. Tepki anlıktır, çoğu zaman bizi rahatlatır. Birine öfkelenip bağırmak, bizi inciteni hayatımızdan çıkarmak, hemen yapılabilir ve kısa vadede iyi hissettirir. Ama uzun vadede bizi değerlerimizden, aslında kim olmak istediğimizden uzaklaştırabilir. Yanıt ise zorlayıcıdır. Konforlu değildir. “Şu anda sana cevap veremiyorum, sonra konuşalım” diyebilmeyi, “ben burada yaralandım” diyecek cesareti, bazen de sadece sessiz kalabilmeyi gerektirir. Ama yanıt, bizi kısır döngülere hapsetmez. Tam tersine, yeni bir ihtimalin kapısını aralar. İstediğim insan, tepkilerinin esiri olmayan, yanıt verebilme özgürlüğüne sahip kimsedir. Bir diğer önemli durak ise ilişkilerdir. “Sana iyi gelmeyen insanlardan uzak dur” cümlesi, ne kadar sık duyuyoruz değil mi? Belki de iyileşme yolunda en çok sarıldığımız reçetelerden biri. Ama istediğim insan olmak, her ilişkiden kaçmayı değil, her ilişkiyle nasıl kalacağını öğrenmeyi gerektirir. Çünkü bazı ilişkiler onarılabilir. Bazıları yeniden müzakere edilebilir. Bazıları ise gerçekten mesafe gerektirir. Ama bunu ayırt edebilmek, reçetelere sığınmaktan çok daha zordur. İnsan, başkalarıyla birlikte şekillenir. Ötekinden etkilenmek de yaralanmak da iyileşmek de ilişkisel süreçlerdir. Kaçarak değil, kalarak ve sınırlarımızı çizerek ilerler bu yol. İnsan olmak, eksik, kusurlu, yaralı olmak demek. Ama bir o kadar da benzersiz. Popüler psikolojinin dayattığı “mutluluk robotu” olmaya zorlanmadığınız; kırılmanıza, üzülmenize, yardım istemenize izin verilen bir alan arıyorsanız, bu eser, tam size göre. Belki de kendimize verebileceğimiz en büyük hediye, sürekli daha güçlü görünmeye çalışmak yerine kırılganlığımıza da yer açabilmektir. Çünkü hayat, eksiksiz insanların değil; eksikleriyle yaşamayı öğrenen insanların hikâyesidir. Kitapla Kalın.
Edebiyat
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202621 okunma
·
49 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.