Kainatta temel bir yapı­ taşı yok. Gözümüz ve diğer
Duyu organlarımız böyle, yani "mercek" bir biçimde organize olmuş oldukları için, biz, frekanslar alemini ancak bu şe­kilde yani "cisimler" şeklinde algılayabiliyoruz. Bildikleri­miz, duyduklarımız ve gördüklerimiz, bizim sandığımız ve inandığımız gibi bir biçim taşımıyorlar. Tamamen bir yanılgı ve hayal aleminde yaşıyor, işin fenası, bu durumu doğru ve gerçek zannediyoruz. Nasıl ki dünya, sürekli olarak ve büyük bir hızla döndüğü halde, biz onu duruyormuş gibi al­gılıyorsak, beyin de aslında inanılmaz bir hızla alıp-verme işlemi yaparken görüntüden frekansa, frekanstan görün­tüye geçip durmaktadır.
Sayfa 72 - Girdap·Kitabı okudu
Bilim/Felsefe
·
1.103 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Yahya Saygan
Gönderi Sahibi
Bazı düşünürlerin: "İnsan bir hayaldir. Aslında bütün yaşananlar geçici ve aldatıcıdır. Bu alem bir surettir" söz­leri, günümüzde bilimsel olarak da kanıtlanıyor gibidir. Ni­tekim Karl Pribram gibi nörobilimciler ile David Bohrns gibi kimi fizikçiler, beynin frekanslar alanına geçmesinin mistik bir yaşantı olduğunu dile getirmektedirler. Çünkü bu alan, holografik bir biçimde organize olmuştur ve orada zaman ve mekan yoktur. Her şey "aynı anda" ve "her yerde birden" olur. "Var" ve "yok" ortadan kalkar, "her" şey "bir" şey halini alır. s.72