Puan vermedi·440 syf.····Okunma: 12 Haziran 2026 15:31 Bu kitapla Ahmet Ümit’in kalemiyle ilk kez tanıştım ve oldukça etkilendim. Roman boyunca polisiye, tarih ve tasavvuf çok başarılı bir şekilde iç içe işlenmişti. Olay örgüsü sürükleyici, dili akıcı ve merak duygusunu sürekli canlı tutuyordu. Kitabı elimden bırakmak istemedim; gün içinde fırsat buldukça birkaç sayfa bile olsa okumak istedim.
Karen Kimya karakteriyle tam anlamıyla bağ kuramadım. Karakter bana biraz mesafeli geldi. Ancak bunun, Karen’ın kendi iç karmaşası ve hayatta ne istediğini tam olarak bilemeyişiyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Bu durum okuma keyfimi azaltmadı.
Kitapta beni en çok etkileyen unsur tasavvuf oldu. Daha önce bu alana özel bir ilgim veya bilgim yoktu. Mevlânâ ve Şems’in hikâyesi, Mevlevilik ve tasavvufa dair verilen bilgiler romanın akışını bozmadan, öğretici ama didaktik olmayan bir şekilde aktarılmıştı. Polisiye kurguyla birleşince bu konular çok daha ilgi çekici hale geldi.
Final beklediğim gibi değildi çünkü yazarın anlatım tarzını ve kurgu tercihlerini bilmiyordum. Buna rağmen finalin başarısız olduğunu düşünmüyorum. Özellikle Karen’ın Konya yolculuğu ile babasının geçmişte yaşadıkları arasındaki bağın kurulma şekli oldukça başarılıydı. Romanın sonu hikâyeyi tatmin edici bir şekilde tamamladı.