Jean-Louis Fournier'nin Otopsim adlı eseri, yazarın kendi ölümünü hayal ederek yaşamını değerlendirdiği sıra dışı bir otobiyografik anlatıdır. Hikâye, bedenini bilime bağışlamış olan Fournier'nin otopsi masasında yatarken geçmişini hatırlaması üzerine kuruludur. Ölümünden sonra bile konuşmaya devam eden anlatıcı; aşklarını, evliliğini, pişmanlıklarını, başarısızlıklarını ve hayat boyunca yaptığı hataları samimi bir şekilde gözden geçirir.
Kitabın en dikkat çekici yönü, ölüm gibi ağır bir konuyu kara mizah ve ironiyle ele almasıdır. Fournier kendisini idealize etmez; aksine kusurlarını, bencilliklerini ve yanlışlarını açık yüreklilikle anlatır. Bu dürüst yaklaşım, anlatıya hem gerçekçilik hem de duygusal derinlik kazandırır. Kimi bölümlerde okuyucu gülümserken, kimi bölümlerde yaşamın geçiciliği ve insanın kaçınılmaz sonu üzerine düşünmeye yönelir.
Yazarın sade, akıcı ve kısa cümlelerden oluşan üslubu kitabın kolay okunmasını sağlar. Bölümler kısa olmasına rağmen her biri hayat, ölüm, aşk ve yalnızlık üzerine küçük birer düşünce metni niteliğindedir. Bu nedenle eser, güçlü bir olay örgüsünden çok yazarın gözlemleri ve iç hesaplaşmaları üzerine kuruludur.
Otopsim, ölüm korkusundan ziyade yaşamın nasıl yaşandığıyla ilgilenen bir kitaptır. Fournier, hayatın sonunda geriye kalan şeylerin başarılar değil, anılar, ilişkiler ve pişmanlıklar olduğunu hatırlatır. Mizah ile hüznü dengeli biçimde bir araya getiren eser, kısa hacmine rağmen okuyucuda kalıcı bir etki bırakmayı başarır. Özellikle insanın kendi hayatına dışarıdan bakmasını sağlayan sorgulayıcı yönüyle dikkat çeken, düşündürücü ve özgün bir kitaptır.
Jean-Louis FournierOtopsim