fournier'in otopsisi.
bu eser, fournier'in ölümünden sonra kendi bedenine yapılan otopsi ve deneylerle kendi vücudunu bilime ve insanlığa adamak için yapılan deneylere izin veren bir anlatıcı olarak karşımıza çıkıyor. ancak, bu hikaye sadece fiziksel bir otopsiden ibaret değil; zihinsel bir otopsi, geçmişi sorgulama ve hayatın anlamına dair derin bir arayış da içeriyor.
kitap boyunca yazar, kariyerinden, ailesinden ve hayatının farklı dönemlerinden bahsediyor. ancak, anlatıcı fournier’in ölümü sonrası vücudunda yaşanan deneyleri ve ölümün sonrasındaki bilinçli bir varoluşu derinlemesine anlatırken, anılarına da bir şekilde yer veriyor. ilginç bir şekilde, bu eser, şarkıcı teoman’ı anımsatan bir hava taşıyor. fournier'in yaşamı ve zihinsel sorgulaması, teoman’ın rock müziği ve melankolik tarzına benzer bir şekilde kendine özgü bir tavır sergiliyor. bu çağrışım, kitaba farklı bir boyut katıyor, ancak okurda belirli bir “yabancılaşma” hissi de yaratabiliyor.
sonuç olarak bu eser okuduğum bir önceki kitabın 'kuzeyli annem' kitabında anlatılan kendi hayatına dair bilgilerin bir tekrarı gibi yazılmış. akıcılığını kaybetmese de bu kitaba ortalama bir puan vereceğim. ancak fournier'in kendine özgü derinliği olan yazım dilini sevenler okuyabilirler.