·312 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Haziran 2026 06:47 Tarık Tufan’ın okuduğum ilk romanıydı. Dilini, kurgusunu ve betimlemelerini çok beğendim. İki farklı dönemde geçen ve bir noktada birleşen hikâyeleri her zaman sevmişimdir; romanı beğenmemde bunun da etkisi olmuş olabilir. Bir bölümde Canfeda Konağı’nda yaşananları Halide’nin ağzından dinlerken, diğer bölümde Osmanlı döneminde yaşamış Derviş Ali’yi dinliyoruz. Merakla okudum kitabı.
Zeliha, Nihal, Cihangir ve Halide isimli dört kardeşin hayatına yer verilmiş. Nihal’in daha ilkokul çağında yatılı okula gönderilmesi ve bunun açtığı yaralar, zorluklar beni en çok etkileyen kısımlardan oldu. Bu kadar ağır bir geçmişe sahip bir karakter varken, Cihangir’in şımarıklıkları ve Harika Ay ile ilişkisinin neden bu kadar dramatize edildiğini ise tam olarak anlayamadım.
Halide ise adeta yitip gitmiş bir ömürdü. Onun hikâyesini okurken insanın içinde buruk bir hüzün kalıyor. Bununla birlikte, babanın evi terk etme sebebiyle annenin çocuklarına karşı sergilediği sert ve kötü davranışların arka planını da daha detaylı okumak isterdim. Bu karakterlerin duygularına da yer verilseydi hikâye benim için daha da derinleşebilirdi.
Derviş Ali bölümleri ise romanın en sevdiğim kısımlarından oldu. Onun anlatımıyla Osmanlı dönemine geçiş yapmak güzeldi. Sadece olayları değil, dönemin ruhunu, insan ilişkilerini ve manevi atmosferi de hissettirdi. Bu bölümlerdeki anlatım daha dolu, daha yoğun ve daha etkileyiciydi.
Eksik bulduğum noktalar olsa da, güçlü dili, başarılı kurgusu ve karakterlerin duygularını okura geçirebilmesi sayesinde keyifle okuduğum bir roman oldu.