On hafta sürecek cennet gibi bir tatilin yanı sıra büyük ödülü kazanmak, program aracılığıyla ünlü olmak ve nihayetinde mükemmel bir çift olduğunu kanıtlamak kulağa güzel geliyor değil mi? Herkes mükemmel görünüyordu. Ta ki ilk ceset bulunana kadar. Lyla Santiago; kariyerinde sıkışmış bir virolog. Erkek arkadaşı Nico ise oyuncu olmak isteyen biri. Nico'nun isteğiyle birlikte "Mükemmel Çift" adlı bir reality şov yarışmasına katılıyorlar. Esasınsa Lyla, bu programa katılmak için çokta hevesli değil ama bu şovun ilişkilerini düzene sokmak için bir fırsat olduğunu düşünerek kabul ediyor. Beş çift, tropik ve ıssız bir adada hem aşklarını hem de uyumlarını kanıtlayarak büyük ödülü kazanmaya çalışacaklar. Herkes kusursuz görünse de hâl ve hareketlerinden, verdikleri röportajlardan içten içe o kadar da kusursuz olmadıkları hissediliyor. Ama hiçbiri olayların bu noktaya geleceğini tahmin edemezdi, katil hariç.
Adaya geldikten kısa süre sonra şiddetli bir fırtına çıkıyor. Yarışmacılar dış dünyadan tamamen koparken yiyecek ve su sıkıntısı başlıyor. Ardından gizemli ölümler yaşanmaya başlıyor. Artık mesele yarışmayı kazanmak değil, hayatta kalmak. Sesler yükselirken bitmeyen kavgalar, kutuplaşmalar ve zorbalık ayyuka çıkıyor. Lyla hem kime güvenebileceğini bulmaya hem de adadaki ölümcül sırrı çözmeye çalışıyor. Kendisine yakın ve samimi görünen insanların bile yaklaşımından şüphe duyarken bu adadan sağ çıkmanın bir yolu var mı? Lyla başta olmak üzere Joel karakterini çok sevdim, Zana karakterine hem üzüldüm hem de takdir ettim. Mükemmel görünen insanların, baskı altında ne kadar kusurlu olabileceğini, korku, açlık ve çaresizlik karşısında insanların nasıl davranacağını, insanların en zor koşullarda gerçek yüzlerinin ortaya çıktığını, dışarıdan mükemmel görünen ilişkilerin ardındaki sırlarını gösteren, film tadında soluksuz bir eserdi Mükemmel Çift. Canıgönülden tavsiyemdir.