SHAKESPEARE OKUMALARI
ATAOL BEHRAMOĞLU
Ataol Behramoğlu, edebiyat tarihinin en büyük isimlerinden biri olarak kabul edilen Shakespeare hakkında pek çok yazı kaleme alınmış olmasına rağmen, onun oyunlarının dil ve anlatım özelliklerini, kurgu içindeki serbest çağrışımlarıyla birlikte ele almak istemiştir. Bu eserinde temel amacı, Shakespeare’in oyunlarının yalnızca tiyatro kurgusu üzerinden değil, içerdiği düşünsel sorunlar, şairliği ve bir düşünür olarak ortaya koyduğu metaforlar ve özdeyişler üzerinden de değerlendirmektir.
2017 ve 2021 yılları arasında çeşitli dergilerde yayımlanan 20 yazının bir araya getirilmesiyle oluşan bu kitap, Shakespeare üzerine ezbere dayalı yorumlardan uzaklaşmayı amaçlar. Behramoğlu, Shakespeare’in oyun yazarlığını mümkün olduğunca içselleştirerek kendi kişisel izlenimlerini, sorularını, beğenilerini ve eleştirilerini okuyucuyla paylaşır.
Behramoğlu, Shakespeare’in Hamlet oyunu için her yerde rastlanabilecek bir trajedinin, büyük ustalıkla işlenerek benzersiz bir esere dönüştürüldüğünü söyler. Shakespeare’in eserleri ne zaman okunursa okunsun farklı şekillerde idrak edilip yeniden değerlendirilebilir. Tekrar okuma isteği uyandırmasının sebebi ise kurgusundaki özgürlük ve akıcılıktır. Shakespeare dili yalın ama güçlü bir kılıç gibi kullanır; olay örgüsü okuru içine çeker ve kişi kendisini adeta oyundaki kahramanlardan biri gibi hisseder.
Macbeth üzerine yaptığı değerlendirmelerde Behramoğlu, Shakespeare’in kadınlara karşı ön yargılı olduğu yönündeki düşüncelerden bahseder. Metinde pek çok yerde erkek karakterlerin yüceltildiğini, Lady Macbeth’in kişiliği övülürken bile kullanılan dilde sert ve zehirli bir taraf bulunduğunu ifade eder.
Romeo ve Juliet oyununun Shakespeare’in ilk dönem eserlerinden biri olduğunu ve sanki biraz aceleyle yazılmış hissi verdiğini belirtir. Buna rağmen bu oyunun Shakespeare metinleri arasında en romantik olanlardan biri olduğunu söyler.
Bir Yaz Gecesi Rüyası eserinin ise 1596 yılında bir düğün için yazılmış olabileceğini düşünür. O dönemde zengin ve soylu kişilerin portre veya müzik eserleri sipariş ettikleri gibi tiyatro eserleri de sipariş ettikleri bilinmektedir. Behramoğlu’na göre bu oyun da böyle bir amaçla hazırlanmış ve sahnelenmiş olabilir.
Venedik Taciri oyununda ise sosyal etik sorunların, zengin bir dil, güçlü bir kurgu ve ustaca işlenmiş bir komedi anlayışıyla ele alındığını ifade eder. Behramoğlu’na göre bu eser, İngiltere ve Avrupa’daki tarihsel Yahudi karşıtlığına dair göndermeler de içerir.
Kral Lear oyunundaki Lear karakterini ise Dostoyevski romanlarının kahramanlarına benzetir. Lear’ın iç dünyası, yaşadığı dönüşüm ve insan doğasına dair sorgulamaları bu benzerliğin temelini oluşturur.
Yanlışlıklar Komedyası hakkında ise olayların fazlasıyla karışık olduğunu, seyircinin olayları anlamaya çalışırken oyunun komedi yönüne rağmen gülmekte zorlanabileceğini belirtir.
********
Shakespeare benim için de her zaman özel bir yere sahip olan bir yazardır. Onu ilk kez 16 yaşındayken okumaya başladım; okuduğum ilk eseri Atinalı Timon olmuştu. Bugün hâlâ en sevdiğim eserlerinden biri ise Othello’dur. Shakespeare’in insan doğasını, tutkuları, çatışmaları ve zaafları ele alış biçimi beni her zaman etkilemiştir.
Ataol Behramoğlu’nun bu eseri ise Shakespeare’in oyunlarını yalnızca özetlemekle kalmayıp, onların altında yatan düşünceleri, karakterleri ve insanlık durumlarını da sorgulayan bir çalışma olmuş. Behramoğlu, oyunları kısa ve anlaşılır bir biçimde ele alırken aynı zamanda kendi yorumlarını ve edebi bakışını da katarak okuyucuya Shakespeare’i yeniden düşünme fırsatı sunuyor.
Shakespeare OkumalarıAtaol Behramoğlu