Nermin Yıldırım okumayı en sevdiğim yazarlardan biri. Daha önce dört kitabını okumuştum. Bütün eserlerini okumak istediğim bir yazar. O yüzden sırayla hepsini tamamlamaya çalışıyorum.
Kİtabımızın konusuna gelecek olursak bir hastane odasında karşılıyor bizi Nermin Yıldırım. Kitapta ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenen Adalet’in hayatını okuyoruz. Doktor, Adalet’e bir yıllık ömrü kaldığını söylüyor. Adalet çok üzülüyor ve hayatı gözlerinin önünden geçiyor. Geçmişte yaptıkları aklına düştükçe de iç hesaplaşması başlıyor. Hasta olma nedeninin küçükken çocukluk arkadaşı ile yaşadığı bir olay olduğunu düşünüyor yanına Hülya’yı da alıp onu bulmaya gidiyor. Bu yolculuklar sırasında Sadi isimli biriyle tanışıyor. İkisi birlikte yolculuğa çıkıyorlar. Bu yolculuklar sayesinde birbirlerini tanıyorlar. Aşık oluyorlar. Sadi bazı kısımlarda beni çok korkuttu. Varlığına inanamadığım bir karakter oldu. Yazdığı mektup öyle güzeldi ki sadece Adalet’in değil bizlerinde gönlünü fethetti. Ayrıca kimseye dokunmadan yaşayan, her şeyi görmezden gelen, savunma mekanizması çok güçlü olan Adalet, bu yolcuklar sayesinde bambaşka bir insan oldu. Gözümüzün önünde değişti, gelişti… Ayrıca evet zor da olsa çocukluk arkadaşını buluyor ama orada da başına hiç beklemediğim bir şey geliyor. Üzücü sonları hiç sevmiyorum.