Gönderi

Puan vermedi·160 syf.··
2026 97. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 22:44
Şiirde kelimeler ve dizeler genellikle temel anlamlarında kullanılmıştır. Aslında şiirde bulunan nesnelerin gerçek varlıklarla birlikte çağrıştırdıkları anlamlar da vardır. Şiirde kapalı bir anlatım söz konusu değildir. Bununla birlikte şiirdeki anlam çok açık da değildir. Şair, açık bir anlatımla derinlik arasında bir paralellik kurmuş görünüyor. Şiirin konusu: aşktır. Şiirin teması; büyük bir tutkuyla bağlanılan, şairde derin izler bırakan sevgiliye duyulan özlemdir. Şiirde bir aşk hikâyesi ve bıraktığı derin izler anlatılmaktadır. Şair, bir kadına tutkuyla bağlanmış ama araya ayrılık girmiştir. Bu ayrılık sürecinde şair, sevgilisini unutamamış, tam tersine ona olan tutkusu ve bağlılığı gitgide artmıştır. Mevsim sonbahar, vakit akşamdır. Şair, İstanbul’un sokaklarında aklında sevgilinin hayali, kalbinde aşkı dolaşmaktadır. Akşam karanlığında bulutlar parçalanmakta, şimşekler çakmakta, hafiften yağmur yağmaktadır. Şair, aşkının rüzgârıyla savrulurken gördüğü her şey ona sevgiliyi hatırlatmaktadır. Ne yapsa, neyi tutsa, nereye gitse onsuz olamayacağını, onu aklından çıkaramayacağını bilir. Hayalinde sevgilinin çocukluğunu, şimdi neler yaptığını, gelecekte neler yapacağını düşünür. Şiirde dış dünyaya ait bazı nesneler, doğal olaylar ve somut varlıklar büyük oranda şairin o anki ruh haline, duygularına bağımlı olarak değerlendiriliyor. Sonbahara hazırlanan ağaçlar, karanlıkta parçalanan bulutlar, birden yanan sokak lambaları gibi nesneler ve doğal varlıklar hep şairin ayrılık acısını ve hüznünü yansıtır niteliktedir. Ayrılığın getirdiği özlem duygusu ve sevgiliye kavuşma ümidi şiir boyunca kendini hissettiriyor. Ancak bu duygular melankolik bir seviyede değil gerçekçi bir sınırda tutuluyor. Aynı zamanda şairde, kuvvetli bir yalnızlık duygusu da görülüyor. Şair, duygularını anlatırken adeta görüntüler zihnimizde canlanıyor. Nesnel, öznel ve hareketli görüntüleri zihnimizde canlanacak şekilde resmediliyor. Karanlıkta bulutların parçalanması, sevgilinin gözlerinin büyüdükçe büyümesi, yalnızlığın hınzır uğultusu, kaldırımlarda yağmur kokusu, gözlerinden bir şilebin sızması gibi… Ben Sana Mecburum bir aşk şiiridir. Ancak şiiri diğer aşk şiirlerinden ayıran yönü; yaşanan duyguların farklı bir üslupla, farklı imgelerle ve bizde farklı duygular uyandıracak çağrışımlarla aktarılmasıdır. Şairin kendine özgü buluşları şiire ayrı bir hava katıyor. Şiir, herkesin anlayabileceği fakat farklı duygu ve hayalleri çağrıştıracak bir tarzda yazılmış. Türk edebiyatında istisna bir yere sahip olan şiir, herkesin anlatmak isteyip de anlatamadığı duyguları yansıtıyor. Şiirin lirik üslubu, içimizdeki duyguları coşturacak nitelikte kendini gösteriyor.
Şiir
Ben Sana MecburumAttila İlhan · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201913,3bin okunma
·
25 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.