Ben Sana Mecburum

·
Okunma
·
Beğeni
·
10.823
Gösterim
Adı:
Ben Sana Mecburum
Baskı tarihi:
17 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754584141
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Ben Sana Mecburum
Ben Sana Mecburum
Ben Sana Mecburum
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi… Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, “bize ait olanı” duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şirinin kahramanlarıyız: bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: “Ben sana mecburum!”

Attila İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi, direnişi, başkaldırıyı, imkansız aşkları ve özgürlük özlemini bulacaksınız.

İçindekiler;

askıda yaşamak

istanbul ağrısı
yorgun serüvenci
süleyman
büyük yolların haydudu
telsizci hamdi
geç kalmış ölü
ömer haybo’nun son günleri
varujan’a karşı ömer haybo
cehenneme dört bilet
yaşamakta direnmek
tension a smyrne

yirmi beşinci saat
deprem bekçisi
tension a smyrne
24-61
gaziler caddesi
kırmızı pazar
sen burda bir yabancısın
ağustos çıkmazı
memleket havası

-1 utanmak

-2 demir kuşaklı halkımız

-3 923’de demiş

-4 heyet-i temsiliye namına

-5 üç köylü

-6 neden kızkardeşlerim

-7 çarşı içi

-8 fabrika

-9 kürtler

-10 ya bereket deyip ıslanıyoruz

-11 kalpaklı süvari

-12 fırat rüzgâra karşı aktığı zaman

-13 sendikacılar

-14 bir garip yolcu it

-15 silâhlı dört besmele

-16 mustafa kemal’in sofrası

imkânsız aşk

sen beyaz bir kadınsın
belma sebil
yirmi beşinci kısım
gece buluşması
lady from smyrna
ben sana mecburum
dördüncü krallığım
üç tenha köpek
yanlış yaşamak
uzaktan sevmek
cehennem dairesi

viyolonsel yalnızlığı
ikinci viyolonsel
birinci keman
no pasaran
-1

-2

cezayir mektubu
waldorf astoria
ortadoğu’dan gece telgrafları
-1

-2

budapeşte’den kartpostal
“hürriyet ve istikbâl benim karakterimdir”
meraklısı için notlar
160 syf.
·Beğendi·10/10
Attila İlhan; kelimenin tam anlamıyla “ bu topraklara ait” bir şair,yazar,romancı,gazeteci, fikir adamı.

Doğu-Batı meselesinin üzerine kafa yoran, hayatı da bizzat bu meseleyle yoğrulmuş, “hangi?” sorusunu çeşitli mevzularda kitaplarıyla sormuş, başka türlü bakabilmiş adamlardandı. Rahmet olsun..

Hani Neşet Ertaş eserleriyle Türkiye’yi nasıl anlayabiliyorsak, Attila İlhan için de durum yaklaşık böyledir. Bazı adamlar ortak değerimizdir. Hayatını merak edenler detaylı araştırabilirler. Can Yücel’le çocukluk arkadaşı, Sadri Alışık’ın kayınçosudur mesela. Başta Paris yılları olmak üzere( ki Avrupanın iç yüzünü çok genç yaşta tanımasına vesile olmuştur) çok maceralı uzun bir ömür. Atatürk'ü de en iyi anlatan adamlardandır, siyasete politikaya da kafa yoran adamlardan.

Batı'nın Deli Gömleği ve hangiler zinciri..

Hangi Batı

Hangi Atatürk

Hangi Sol

Hangi Sağ

Hangi Seks

Hangi Küreselleşme

Hangi Laiklik

Şiire gelirsek, şiiri de bir Türkiye tablosudur. Modern Türk şiirinde hem kendine özgü hem de her şairi biraz anımsatan şairdir. Hem çevresini hem hayatı çok iyi gözlemlemiş, insanı, insanın ruhunu ve derinliğini çok güzel anlatmıştır.
"Ben sana mecburum" kitaba ismini veren, herkesin en az bir kere okuduğu, ülkemizde en sevilen şiirlerin başlarında gelir. Ben biraz daha az bilinen şiirlerinden bahsetmek istiyorum bu kitaptaki.

Belma Sebil (Seni ben Kallavi sokağında gördüm) ah ki ah. Bir hayalin, bir derdin, bir sevdanın peşinden böyle gidebilmek. Sanırım henüz çok genç yaşta olanların veya genç hissedenlerin harcı olsa gerek.. Bir video hazırlamışlar ,şiir müzik ve fotoğraflarla çok da uyumlu ve güzel olmuş.Kısa bir şiir ama ne şiir, dinleyiniz..
https://www.youtube.com/watch?v=sXF9CWOmKiI

Bir de öyle şiirlere rastladım ki bu kitapta , kendisinin çok sevdiği "hangi" ifadesiyle, "Hangi Attila İlhan " diyesim geldi. Şu dizeleri İslamcı, dindar,muhafazakar gibi sıfatlarıyla tanınan Sezai Karakoç veya Cahit Zarifoğlu yazdı deseler, bu şairleri tanıyanların da sanırım bana hak vereceği gibi hiç kimsenin en ufak kuşkusu olmazdı. İşte en başta bahsettiğim " bu topraklara ait olma " meselesine en iyi örnek.

yazılmışsa biz dahi
azrailin ekmeğinden tadacağız
şehitlik mertebesini
yaşamak cihetine makbul tutacağız
...
ateşin başına oturdular
önce bir soğan kırdılar
dut pekmezi ve yoğurt sordular
bıyıkları tekmil ayaktaydı
müslüman ve hilal biçiminde
sonra erkekçe yatsıyı kıldılar
...
kadınla çocuk arası bir genç kız
yalnızca başı örtülü
ehramsız
yağmurun çalışkanlığına aldırmadan
akşam namazına çökmüş
tertemiz bir hüzün
kirpiklerinde parlayan

Bir de "sen beyaz bir kadınsın" şiiri var ki bence en özel olanlardan biridir. Bu şiir için de emek verip hoş bir video hazırlayanların eline sağlık demeli.

https://www.youtube.com/watch?v=RTtjZMAYZH8

Daha pek çok şiir var bu ve diğer kitaplarında, internetten de rahatlıkla bulup okuyabilirsiniz zaten. Tanımadığımız yazarları tanımaya, tanıdıklarımızı da yeniden hatırlamaya her daim ihtiyacımız var. Adına kurulmuş bir vakıf da var ,
http://tilahan.org

Son sözü şaire bırakalım, 2005 yılında göçtü bu alemden, cenazesine de katılmıştım. Geriye ölmez eserler kaldı..


son umut kırılmıştır
kaf dağı'nın ardındaki
ne selam artık ne sabah
kimseler bilmez nerdeler
namlı masal sevdalıları
evvel zaman içinde
kalbur saman ölür
kubbelerde uğuldar bâkî
çeşmelerden akar sinan
an gelir
lâ ilâhe illallah
kanunî süleyman ölür

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
tahrip gücü yüksek
saatlı bir bombadır patlar
an gelir
attilâ ilhan ölür
160 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Attila İlhan için yapılan videolarda, yazılan yazılarda girizgah genellikle şu sözlerle yapılır ya: kimi zaman ayrılık da sevdaya dahil dedi kimi zaman da ben sana mecburum.. Beğenirim bu girişi ve ben de iliştireyim incelememe.
Her konuda güzel bahsedilir ondan. Zamanında siyasi olaylardan başı yanmış olsa da Nazım aşkına..
Her duyguyu zirvelerinde yaşayan usta biri.. Ayrılığın da en hasını yazar sevdanın da. Kırgınlığın, umudun da.. Onun şiirlerini anlamak için her şairde olması gerektiği gibi hayatına bir göz atmanız lazım.
Her yazılmışlığın bir yaşanmışlığı vardır.
Örneğin attila'nın pia sı.. Her zaman en sevdiklerim arasında olacak. Herkes onun şiirlerini sevmek zorunda değil. Yoğun yazar, bütün anlamları eritip dizelerine akıtır. Bir değil bir çok yönü vardır. Aşk, sevgi, ayrılık olduğu kadar vatan , millet , özgürlük de vardır şiirlerinde. Mustafa Kemal'i çok görürüz, ulusal direnişi, kuvayi milliye yi, halk arasından civanları.. Kendisi 15 haziran 1925 te İzmir'in menemen ilçesinde doğdu. Yunan'ın İzmir'e çıkartma yaptığı zamanlarda kurşunlar arasında çocukluk zamanı yaşadı, tabi ne kadar çocukluk zamanı denirse.. Şiirle ülfeti dedesi zamanından geliyor, dedesi saraydan bir takım şehzadelerle arkadaşmış ve şiir yazarmış.. Yanlış hatırlamıyorsam babası divan edebiyatı yazdığı için Attila'yı beğenmezdi. Ama bu bilgi kafamda silik vaziyette, yanlış aktarmak istemem.
Nazım Hikmet'in şiirini aşık olduğu bir kıza yazıp verdi ve okul dolabında bu şiir yakalanınca hapse düştü. Malum o zamanlar okul yönetimi de pek sıkı. Bu da onunla ilgili ekstra bir bilgi olsun.
Anadolu nun çeşitli yerlerinden Paris e kadar uzanan bir geçmişten bahsetmek mümkün.
Bu bilgileri yazmamdaki amaç onu biraz olsun anlatmak. Şiirleri bu şekilde daha bir değer taşıyor çünkü.. Elbette sadece inceleme yazmalıydın diyenler olabilir, zaten bu bir biyografik yazı olsaydı sayfalarca sürerdi. Sadece inceleme olsaydı da bir anlam taşımazdı bence.
Noktalama işaretleri ve büyük harf kullanmadığını söylemeden geçersem olmaz. Bunda şahsına münhasır.. tabi bu tarzda yazmaya başlayan kimseler de oldu/olmuştur.

Ben sana mecburum, çok naif bir kitap bence.
Ben hayatını didik didik araştırıp okuduğum öğrendiğim ve tez hazırlar gibi titizlikle yazarak sunum yaptığım için daha bir farklı bakarım ona. Dediğim gibi, herkes sevmek zorunda değil ama okuyun derim. :)
Dizelerinde ne hikâyeler anlatır..
Kendinizden bir şeyler bulacaksınız elbet.
Mevzuu bahis Attila olunca sayfalarca yazabilirim ama ne kadar yazsam da hep eksik kalacak bilirim.
"ben sana mecburum" gibi harika bir imgeye zaten laf yok.. Diğer enfes imgelerinde olduğu gibi..
Daha ne diyeyim, daha nasıl anlatayım, umarım bir nebze olsun sizlere aktarabilmişimdir onu..
:))
Herkese keyifli okumalar..
160 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yaşanmışlık kokan şiirleri olan bir ustanın, işinin ehli bir kişinin kitabı “Ben Sana Mecburum”. Bir şiir derlemeler kitabı. Baş üstünde taşınan şiirlerin toplandığı bir kitap. İçerisinde bulunan pek çok yayınlanan şiir klibi haricinde ben sana mecburum şiiri ulusal başarıyı aşmış, dillerde dolaşmış ve piyes haline getirilmiş. Ben Sana Mecburum kitabı bu ve bunun gibi pek çok başarılı şiiri içeren bir kitap

Şiir yazmak, daha doğrusu duygularını hislerini şiire dökmek bambaşka bir şey...
Şiiri herkes sevmez, okumaz, okuyamaz, anlamlı bulmaz. Ama ben "şiirin kalbin aynası" olduğunu düşünüyorum. Ve gerçekten duyguları mısralara işleyipte okuyucunun beğenisine sunmak sıradan birşey değil. 

Atilla İlhan da mısralara işlemiş, düşüncelerini, duygularını. Birbirinden bağımsız gibi duran ama kendini kaptırınca akışına kapılıp illa bir yerde yolunu diğer şiirlerin içinde kesiştiren, harflerin büyülü dünyası ile karşılaşacaksınız. Keyifle okuyun
160 syf.
·9/10
Şiir kitabına yorum yazmak zor ya, şimdi aklımdan geçenler şöyle..:

Bir şiir kitabını okudum deyip kütüphaneye kaldırmak olmaz bence. Yani güzel bir şarkıyı bir defa dinleyip "tamam beğendim" deyip bir daha dinlememeye benziyor bu durum. Evet bu kitabı okudum ama bu şiirleri daha çoook okurum. Gece evde el ayak çekilince bir iki tek eşliğinde mesela...

Ülkemizin yetiştirdiği nadir entelektüellerinden olan şairimizi, TRT2'de yayınlanan programı Zaman İçinde Yolculuk'la hatırlarım, çok kaliteliydi, özlerim...

Kelime ustası Attila İlhan, tabi şiirleri de usta işi, en derin anlamları en güzel kelimelerle buluşturmuş şair. Okuyanda, kendinden bir şeyler buldurtur şiirlerinde ve tatlı bir tebessümle, hüzünlü bırakır öylece...

Bol şiirli günler dilerim.
160 syf.
Attila İlhan ile lise zamanında ben sana mecburum şiiri ile tanışmıştım. İlk kitabı ile tanışmam da ben sana mecburum ile oldu. Kitap askıda yaşamak, tension a smyrne, memleket havası, imkansız aşk, cehennem daire ve meraklısına notlar olmak üzere altı bölümden oluşuyor.

Kitabı okurken tavsiyem; okuduğunuz şiirden hemen sonra meraklısına notlar kısmında Attila İlhan’ın o şiir hakkındaki düşüncelerini okursanız şiirleri daha iyi anlamlandıracağınızı düşünüyorum. Meraklısına notlar kısmında kitapta yer alan şiirlerin bir nevi kısa bilgiler içeriyor.

Öyle bir insan düşünün ki şiirlerinin içinde her konudan bir şeyler olsun. Aşkı, imkânsız aşkı, umutsuz bir aşkı okurken kendinizi birden siyasi bir ortamda buluyorsunuz. Ardından bir bakmışsınız Kuvayı Milliye ile karşılaşmışsınız. Halkın içine sürüklenmişsiniz. Kitabında Mustafa Kemal hayranlığına tanık oluyoruz. Milli mücadeleye olan bakışını görüyoruz. Şiirlerinde aslında kendini anlatmış ama biz kendimizi de o satırlarda anlıyoruz. Adının başında Hamdi isminin olduğunu ‘Telsizci Hamdi’ şiirinden sonra öğrendim.

Hayatı çalkantılı ve gerilim dolu bir şekilde geçtiği için şiirleri de o şekilde ilerliyor. Kendinizi kaptırdık mı o satırlardan çıkmak güç bir durum. Paris’te yaşadığı süre boyunca Fransa toplumunu gözlemlemiş. Bunu şiirlerinde de görüyoruz. Ben sana mecburum şiirinden sonra hürriyet ve istiklal benim karakterimdir şiirini çok beğendim. Ardından sen beyaz bir kadınsın geliyor. Aslında her şiirinin benim için ayrı bir değeri var.

Şairimizin başı belalardan yaşamı boyunca pek kurtulmamış. Son olarak kendisinin Nazım Hikmet hayranı olduğunu da söylemek gerek. Hatta zamanında Nazım’ı kurtarma operasyonunda faal görevler aldığını öğrendim. Lise zamanında Nazım şiiri yüzünden eğitim hayatına ara vermek durumunda kalmış.
160 syf.
·Beğendi·9/10
fazla söze gerek yok Türk edebiyatının en son kıvılcımıydı
görüyoruz ki Ben Sana Mecburum diyerek aslında bizim ona ne kadar mecbur olduğumuzu kanıtlamış büyük usta
iki t ile :glck
160 syf.
Kitaptaki şiirleri okuduktan sonra sonunda "meraklısı için notlar" bölümü vardı. Attila İlhan'ın Temmuz 1976 tarihinde yazdığı bir yazı. Bazı şiirlerini neyi düşünerek ve ne zaman yazdığını açıklıyor. Açıklarken de anılarını okuyucu ile paylaşıyor. O kısmı okurken şiirleri tekrar okudum. O zaman kitabı okuduğumu hissetim.

Genel olarak şiir okurken en çok merak ettiğim şeydir; şairinin şiirini yazarken ne düşündüğü, şiiri ne için meydana getirdiği. O yüzden "meraklısı için notlar" hayli ilgimi çekti diyebilirim. Acaba her şiir kitabında böyle bir bölüm bulunsa daha hoş olmaz mı? diye düşündüm sonra tekrar düşündüm; evet güzel olabilir, şiirler daha anlamlı hâle gelir ama bir de şu var; ben şair olsam neyi niçin yazdığımı hangi duygularla yazdığımı fazla açmak istemezdim sanırım. Her neyse tekrardan kitaba dönecek olursam; Mesela Attila İlhan "lady from smyna" şiiri için şunları söylüyor: "izmir'den vapurla istanbul'a gidiyordum, son derece güzel bir kadın tanıdım, gece güvertede yalnız dolaşıyor, küpeşteye yaslanıp bir başına suları seyrediyordu. bu şiir doğru sonunda. (s. 169)
şiirden;
bütün yenik gözleriyle yalnızlığına bakan
geceleyin ürkek bir gemi geçti mi uzaktan
(s. 99)

İmkansız aşkı anlatmayı seven bir şair bunu "imkansız aşk" başlığı altında topladığı şiirlerini okurken farkettim. Bu şiirlerden bazılarını kendi yaşantısından hareketle kaleme almış bazıları da bir hayalden beslenerek ortaya çıkmış.
Aynı zamanda cesur da bir şair. Yaşadığı toplumu, dünyayı kalemine taşımayı ihmal etmemiş.

Son olarak; Attila İlhan okumak güzeldi. Onu, şiirleri hakkında yazdığı notlarla tanımaya çalışmak daha da güzeldi. Bu aralar sadece şiir okumak istiyorum o yüzden bir an önce Attila İlhan'ın diğer kitaplarına başlasam hiç fena olmaz.
160 syf.
·7/10
''Okudum,bitti." diyip bir kenara bırakılmaması gereken bir şiir kitabı.
Adını Attila İlhan'in herkes tarafından bilinen Ben Sana Mecburum şiirinden alan kitap,herkesin seveceği türden bir eser değil.
İçinde bolca eski-farklı kelime ve devrik cümle bulundurduğundan kimi insanı sıkma potansiyelinde olsa da ben bir Attila İlhan hayranı olarak seve seve okudum.
Ölüm gününde bitirmek de benim için bir hayli güzeldi.
Herkese şiddetle önerilir
160 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi...
Bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o;
"Ben sana mecburum.!"
160 syf.
·Puan vermedi
Harika bir siir kitabı ve üstadın dilinden harika nağme niteliği
Bence şiir yazan arkadaşların bu kitabı defalarca okuduktan sonra karar vermesi daha verimli olacaktir
160 syf.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum
Sen yoksun...

Atilla İlhan denince şiir gelir aklıma. Şiir denince de Atilla İlhan.
ilk yağmurlarla birlikte geleceğim
eğer ben gelmezse​m yağmurlar gelecek
Attila İlhan
Sayfa 21 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
sessizce kendi kendime ağlayasım gelir
nedense kim bilir
Attila İlhan
Sayfa 69 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ben Sana Mecburum
Baskı tarihi:
17 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789754584141
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Baskılar:
Ben Sana Mecburum
Ben Sana Mecburum
Ben Sana Mecburum
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi… Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, “bize ait olanı” duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şirinin kahramanlarıyız: bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: “Ben sana mecburum!”

Attila İlhan şiirinin tek teması aşk değil elbette; bu kitapta beş bölümde topladığı şiirlerinde, dönemin siyasi havasını, çalkantılarını, gerilimi, direnişi, başkaldırıyı, imkansız aşkları ve özgürlük özlemini bulacaksınız.

İçindekiler;

askıda yaşamak

istanbul ağrısı
yorgun serüvenci
süleyman
büyük yolların haydudu
telsizci hamdi
geç kalmış ölü
ömer haybo’nun son günleri
varujan’a karşı ömer haybo
cehenneme dört bilet
yaşamakta direnmek
tension a smyrne

yirmi beşinci saat
deprem bekçisi
tension a smyrne
24-61
gaziler caddesi
kırmızı pazar
sen burda bir yabancısın
ağustos çıkmazı
memleket havası

-1 utanmak

-2 demir kuşaklı halkımız

-3 923’de demiş

-4 heyet-i temsiliye namına

-5 üç köylü

-6 neden kızkardeşlerim

-7 çarşı içi

-8 fabrika

-9 kürtler

-10 ya bereket deyip ıslanıyoruz

-11 kalpaklı süvari

-12 fırat rüzgâra karşı aktığı zaman

-13 sendikacılar

-14 bir garip yolcu it

-15 silâhlı dört besmele

-16 mustafa kemal’in sofrası

imkânsız aşk

sen beyaz bir kadınsın
belma sebil
yirmi beşinci kısım
gece buluşması
lady from smyrna
ben sana mecburum
dördüncü krallığım
üç tenha köpek
yanlış yaşamak
uzaktan sevmek
cehennem dairesi

viyolonsel yalnızlığı
ikinci viyolonsel
birinci keman
no pasaran
-1

-2

cezayir mektubu
waldorf astoria
ortadoğu’dan gece telgrafları
-1

-2

budapeşte’den kartpostal
“hürriyet ve istikbâl benim karakterimdir”
meraklısı için notlar

Kitabı okuyanlar 1.983 okur

  • Aişe FISTIK
  • Nisa Begüm Demirkan
  • Tunahan SALMANLI
  • İnci koltan
  • Sinem çiçek
  • Samet Kantarcı
  • ecevit
  • Efsa Aydın
  • Enes Bingöl
  • Burak Akçora

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%3.2
14-17 Yaş
%4.5
18-24 Yaş
%25.4
25-34 Yaş
%35.1
35-44 Yaş
%21.4
45-54 Yaş
%8.1
55-64 Yaş
%0.9
65+ Yaş
%1.4

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.6
Erkek
%37.3

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%30.6 (129)
9
%20 (84)
8
%23.3 (98)
7
%11.2 (47)
6
%4.8 (20)
5
%4 (17)
4
%1 (4)
3
%0.2 (1)
2
%0
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları