Gönderi

Cihat

, bir kitabı okumaya başladı
Sigmund Freud
8.4/10 · 717 okunma
·
74 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kitap, Freud okumalarım içinde beni en çok etkileyenlerden biriydi. Dinin kökenlerini sizi de belirttiğiniz gibi bir ihtiyaç, korku ve güvenlik arayışı üzerinden açıklayıp bunu adım adım temellendirerek anlatması oldukça güçlü bir anlatı oluşturmuştu. Kitabın bende bıraktığı en güçlü etki, dini psikolojik ve kültürel bir olgu olarak da düşünmeye başlatması olmuştu. Sonrasında Jung, Bataille ve Schopenhauer okumalarıyla birlikte din meselesine farklı açılardan bakmak daha da ilginçleşti. Freud’un bu eseri, katılıp katılmama meselesinden ziyade okur açısından düşünmeye zorlayan güçlü metinlerden biri bence.
Cihat
Gönderi Sahibi
Dilek Bilgin Bu, modern düşünce tarihinde önemli bir kırılma ani aslında . Çünkü din artık yalnızca teolojinin değil, psikolojinin, antropolojinin ve kültür tarihinin de inceleme alanı oluyor. Sizin de değerli açıklama yapmanız güzel oldu teşekkür ederim:)) evet konuya dönecek olursak sizin belirtmis olduğunuz Carl Gustav Jung, Freud'un aksine dinî sembolleri bir yanılsama olarak değil, insan ruhunun derin yapılarının ifadeleri olarak gördü Freud için din çoğu zaman bir nevrozun izlerini taşırken, Jung için bireyleşme sürecinin önemli bir parçası olabilir.Arthur Schopenhauer da , dinleri metafizik hakikatlerin halk için hazırlanmış alegorileri olarak yorumlar. Dine bütünüyle karşı değildir. ancak felsefenin daha derin bir kavrayış sunduğunu düşünür.Georges Bataille ise meseleyi korku ve güvenlikten çok, kutsalın, taşkınlığın, kurbanın ve insanın sınır deneyimlerinin açısından ele alır. Bataille'da din, insanın kontrol edemediği güçlerle karşılaşmasının bir biçimidir.. ben de bu kitaba başlamadan önce önemli isimleri okudum:))
Cihat
Gönderi Sahibi
Sigmund Freud için din, ilahi bir hakikatten çok insan psikolojisinin ürettiği bir ihtiyaçt olduğunu savundu. Freud'a göre insanlar doğa karşısındaki güçsüzlükleri, ölüm korkuları ve güvenlik ihtiyaçları nedeniyle tanrılar yaratmışlardır. Çocukların koruyucu babaya duyduğu ihtiyaç, yetişkinlikte Tanrı fikrine dönüşür...Kitabın en tartışmalı yönü ise : Freud'un dini büyük ölçüde psikolojik bir savunma mekanizması olarak yorumlamasıdır. Bu nedenle hem teologlar hem de filozoflar tarafından yoğun biçimde eleştirilmiştir. Örneğin Carl Gustav Jung dinî deneyimin yalnızca bir yanılsama olarak açıklanamayacağını savunurken, William James ise dinî tecrübelerin birey üzerindeki dönüştürücü etkilerine dikkat çekmiştir.