Öncelikle kitapta altını çizdiğim yerlerle başlamak istiyorum:
“Birkaç sene önce olsa hayal dahi edemeyeceği işin başına gelmiş olması ona hayrete düşüyordu. Gelecekte ne olacağını hiç kimsenin bilemeyeceği söylemi doğruydu.”
Bu kitapta nedense tek bir yerin altın çizmişim. Bu satırları çizmemde hep inandığım “nerden biliyoruz altının üstünden güzel olmadığını” cümlesi olabilir. Çünkü cesaret en büyük lütufumuz ve onunla harikalar yaratabiliriz.
Kitap iyi hisset serisi olarak geçiyor sanırım çünkü kapağında öyle yazıyor. Kitabı okurken sanki kitap evinin içindeymişim gibi çok huzurlu hissettim. Yani yazarın kalemi çok akıcıydı, zorlama kelimesi yoktu ve anlam bütünlüğü harikaydı.
Kitap evinin insanları birleştirici bir yan olması çok hoşuma gitti.
Ayriyeten karakterlerin hepsi baş karakter gibiydi; herkesin birbirinden bağımsız hikayesi vardı ve onlara da yazar bizi tanık etti, ben böyle romanları çok seviyorum.
Sadece kitapta bahsedilen yazar ile aralarında geçen ilişkiyi daha derinlemesine görmek isterdim, o kısım kitabı bambaşka bir yere götürebilirdi diye düşünüyorum. Ve 2 puan daha fazla verirdim :)
Dediğim gibi ortamdan uzaklaşmak ya da sahilde uzanarak sakin bir şeyler okumak istiyorsanız bu kitap tercih edilebilir.