Puan vermedi·152 syf.··
2026 138. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 12:17
Pınar Kür’ün Asılacak Kadın romanı, ilk bakışta bir cinayet ve yargılama hikâyesi gibi görünse de, aslında toplumun şiddet karşısındaki sessizliğini merkezine alan bir metin. Roman boyunca kötülük tek bir karakterde toplanmaz. Hüsrev açıkça faildir; ancak romanın asıl gücü, kötülüğün yalnızca onu üretenler tarafından değil, ona göz yumanlar tarafından da sürdürüldüğünü göstermesinde yatar. Bu nedenle Asılacak Kadın, bireysel suçtan çok toplumsal suç ortaklığını sorgular. Pınar Kür, okura rahat bir ahlaki alan bırakmaz. Hâkim, geçmiş yaralarının ve önyargılarının gölgesinde karar verir. Yalçın, bir yandan kurtarmaya çalıştığı düzenin diğer yandan parçası hâline gelir. Böylece roman, insanları iyi ve kötü olarak ayırmanın kolaycılığına karşı çıkar; iktidarın, şiddetin ve tahakkümün farklı biçimlerde yeniden üretildiğini gösterir. Melek’in sessizliği ise romanın en çarpıcı yönlerinden biridir. Bu sessizlik suçluluğun değil, yıllar boyunca öğrenilmiş çaresizliğin sonucudur. Roman bu noktada önemli bir soruyu gündeme getirir: Baskı altında yaşamaya alıştırılmış bir insan ne kadar özgür seçim yapabilir? Bir dönem “müstehcen” olduğu gerekçesiyle yasaklanan eser, aslında cinselliği değil; cinsellik üzerinden kurulan sömürüyü ve şiddeti görünür kılar. Rahatsız edici olan anlatımın açıklığı değil, anlatılanların toplumsal gerçekliğidir. Asılacak Kadın, sonunda tek bir kadının değil, adaletin, vicdanın ve toplumsal sorumluluğun yargılandığı bir romana dönüşür. Ve geriye şu soru kalır: Bir kötülüğü yapan mı daha suçludur, yoksa onu görüp engellemeyenler mi?
Asılacak KadınPınar Kür · Can Yayınları · 202611,6bin okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.