10/10
·375 syf.··
2026 12. kitabı
Hayatımda bir 7. Koğuştaki Mucize’yi izlerken, bir de bu kitabı okurken bu kadar çok ağlamışımdır. Daha önce hiçbir kitaba inceleme de yazmadım ama bu kitaba yazmasaydım çok üzülürdüm. (Spoi içerebilir duygularımı saklayabileceğimden emin değilim.) Öncelikle bu, Khaled Hosseini’den okuduğum ikinci kitap ve yazar beni yine şaşırtmadı. Mükemmel yazım dili, muazzam betimlemeleri ve son sayfalara gelmiş olmama rağmen içimdeki merakın hiç solmayışı... Emir ve Hasan, ilk bakışta tüm farklılıklarına rağmen yine de dost olmayı başarabilmiş iki çocuk gibi gözükse de kitaba başladığım andan itibaren Emir’e küfürler yağdırmaktan kendimi alamadım. Kendi kendimi sakinleştirmeye çalıştım sürekli. “O da daha çocuk.” Dedim. O da çocuksa bu nasıl bir nefret dedim sonra. “Babasının gözüne girmeye çalışan bir çocuk.” Kendi kendime söylenip durdum özetle. Emir bir yana dursun, Hasan’ın masumluğu, arkadaşlığı ve bitmek bilmeyen sadakati beni en çok ağlatan detaylardı. İkisinin arkadaşlıkları bana Uçurtma uçururlarken bir yandan ellerini kesen canlarını acıtan durumun içindeyken aynı zamanda diğer uçurtmaları beraber el ele yenmeleri gerekliliğinin çelişkisini hissettirdi. Arkadaşlıklarının inişli çıkışlı olduğunu daha ilk sayfalardan anlamış oldum böylece. Sembolik olarak yere düşen uçurtmayı yakalamak, bir anlamda geçmişin hatalarını telafi etme çabasını da temsil ediyordu. Emir’in hatalarını Hasan’ın üstleniyor olması kitabın en düşünülmesi gereken derinlikteki noktasıydı bana kalırsa. Kitap arkadaşlıkları çevresinde dolaşıyor gibi görünse de sizi ordan alıyor duvara çarpıyor. Burdan tutuyor yine duvara çarpıyor. Sadece aralarındaki arkadaşlıkla savrulmakla kalmıyorsunuz. Her anlamda dayak yemiş gibi hissediyorsunuz. Kitabı bitirenler anlayacaktır ama ben sapan detayına biraz daha ağlamaya gidiyorum. “Senin için bin tane olsa yakalarım. “
İnceleme
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,3bin okunma
·
32 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.