Kadınlar Cumhuriyeti Bu kitap, sadece geçmişe bakıp gururlanacağımız bir nostalji albümü değil. Aksine, bugünün ve yarının kadınlarına verilmiş çok güçlü bir manifestodur. Yüzyıl önce, seçme ve seçilme hakkının bile hayal olduğu, kadının adının silinmek istendiği bir coğrafyada bu başarıldıysa; içinde bulunduğumuz bu yeni yüzyılda kadınların başaramayacağı hiçbir şey yoktur.
"Kendi içindeki gücü fark eden bir kadının karşısında durabilecek hiçbir engel, kazanamayacağı hiçbir mücadele yoktur."
Cumhuriyetimizin 100. yılını geride bırakırken, tarihin sadece savaş meydanlarında ya da resmi belgelerde yazılmadığını, asıl mücadelenin hayatın tam ortasında, var olma savaşı veren kadınlar tarafından ilmek ilmek dokunduğunu hatırlatan muazzam bir eser duruyor karşımızda: Özlem Özdemir’in kaleme aldığı Kadınlar Cumhuriyeti.
Kitap, Osmanlı’nın son döneminin o en buhranlı, en zorlu günlerinde, toplumsal baskıların ve imkânsızlıkların gölgesinde kendi içlerindeki gücü keşfeden kadınların hikâyesini anlatıyor. Dönemin şartları düşünüldüğünde "asla başarılamaz" denilen ne varsa, tek tek nasıl başarıldığına şahitlik ediyoruz. İlk kadın jinekolog, ilk kadın veteriner, ilk kadın doktor... Onlar sadece birer meslek sahibi olmadılar; kendilerinden sonra gelecek nesillerin yürüyebilmesi için kapkaranlık bir devirde meşale yaktılar
Kitabı okurken şu gerçek zihninize kazınıyor: Bunlar bizim bir kitap sayfasında, bir belgeselde gözümüzle gördüklerimiz, adını duyduklarımız... Ya gözle görmediğimiz, ismi tarihin satır aralarında kaybolup gitmiş nice kadınlar? Onlar da kendi cephelerinde, kendi hayatlarında içlerindeki o muazzam gücü fark ederek sessiz sedasız devrimler yaptılar.
Kadınlar Cumhuriyeti, Cumhuriyetimizin şanına ve 100. yılına çok yakışan, her kadının başucunda bulundurması gereken bir eser. Bize düşen, o öncü kadınların yaktığı ateşi harlamak ve kendi içimizdeki gücü her gün yeniden keşfetmektir. Çünkü biliyoruz ki; kadınlar kendi güçlerinin farkına vardıklarında, bu dünyada başarılamayacak hiçbir şey kalmayacaktır
Kadınlar CumhuriyetiÖzlem Özdemir