·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Haziran 2026 15:51 Öncelikle aslında başka bir kitap okuyordum ama maalesef bayram sürecinde Kırıkkale’de unutmuşum kitabı o yüzden de Eylül’e başlamak zorunda kaldım. Kitabımı aldığım zaman diğer kitabı da bitiricem inşallah alana kadar başka kitaplarla devam. Kitabımızın konusu Süreyya ile Suad evli bir çifttir. Süreyya ailesinin yaşadığı konakta yaşarken sıkılıp bunaldığı için kendilerine Beyoğlu taraflarından bir yalı tutarlar Suad’ın babası sayesinde ve bu yalıya arkadaşlık etmek için sürekli Necib gelir. Bu arada bilgilendirme olsun Süreyya erkek Suad ise kadın. Ve bu yaz tatili sürecinde Suad ile Necib arasında önce gizli sonra ise alenen ikisinin bildiği bir şekilde aşk gelişir. Kitap ahlaksızlığın vücut bulmuş hali aslında bence doyumsuz ve narsist insanların kitaplaştırılmış hali. Süreyya; doyumsuz bir adam, karısıyla ve evliliği ile asla ilgilenmeyen, karısının hobilerine karşı alaycı yaklaşan, karısının iyiliğini suistimal edip hep ben yapan bir adam. Necip, gece hayatına düşkün, kadınlara düşkün, ahlaksız her şeye düşkün olan düşkün bir adam; kendi içsel pisliklerini kadınlara yansıtan ve sadece kadınlar kötü imiş gibi kadın düşmanlığı yapan kendi yaptığı ahlaksızlıkları örneğiniz; arkadaşının karısına aşık olma ahlaksızlığını asla görmeyip, evlilik üzerinden ben asla evlenmem çünkü kadınlar şöyle kötü böyle ahlaksız diyip kendini dev aynasında gören ama o aynaya bile tam bakmayan iğrenç bir adam. Suad ise namus timsali olmuş ama namustan uzak, kocasına veya etrafındakilere problemi anlatmak yerine susarak yaşamayı tercih eden bir dilsiz, kocasının arkadaşına aşık olup namussuzluk yapıp sonra da Süreyya’nın kız kardeşi Hacer’i kötü bulan iki yüzlü bir kadın. Evet Hacer kötü, iyi demiyorum kesinlikle ama iğneyi madem başkasına batırıcaksın o zaman çuvaldızı da kendine batır derler adama. Bu kitaptaki en büyük problem insanların hep kendilerini haklı görmesi, yaptığı ahlaksızlıkları asla görmemeleri, birbiri ile yaptıkları kıt kanaat ve samimiyetsiz etkileşimler ve mutluluk adı altında doymak bilmeyen ruhları. Evlilik iki kişinin arasında gerçekleşmesi gerekirken bu hikaye 3 hatta 4 kişiye kadar çıkıyor ve problem burada başlıyor. Hep diyoruz kadınlar olarak sen karına yeteri kadar özveride bulunmaz isen başkası bulunur. Tabi yapılan doğru mu ? Hayır ama Süreyya suçsuz mu ? Hayır. Kendisini mutlu etmeye çalışan karısını görmeyip timsahlara yem eden salak Süreyya. Sonunda o kadar üzülmedim ki hak edilmiş bir son oldu kesinlikle. Yazar romanı güzel yazmış hikayesi anlaşılırdı romanın sadece tek sorun çok fazla betimleme mevcuttu ve bazı durumlar sürekli aynı şekilde anlatılmıştı. Bunun dışında ahlaksızlıktan ve Necib’in kadın düşmanlığından bayılıcak gibi olsam da yine de kitap güzeldi.