·279 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Haziran 2026 00:00 Sonra üzgün tilki kürkçü dükkanına geri dönmüş (diye başlayalım, meselenin ne tilkiyle ne de kürkçü dükkanıyla ilgisi var, yani yok, demiş kafası dolu tilki), yarım yamalak telefon detoksumuzun aslında sonuna gelmedik çünkü tam bir başı olmadı, bu da böyle olmuş olsun diyip detoks muhabbetini geçiyoruz.
Sizden uzak kaldığım vakitte na bu kitabı bitirdim, ayrıca Frankenstein'a olan eziyetim de bitti ve 2 gün sonra filan da onu atarım inşallah. Bu kitabı geçen hafta bitirdim ama yorum yazmayı o günlerde istemediğim için bugüne kaldı (bitti mi girizgahın Allah'ın delisi). -bitti.
Kitaba ne zaman başladım, neler oldu, süreci cartı curtu bu kitapta geçeceğiz inşallah ve sadece kitaba vızırdayıp bitireceğiz (biraz gerginim kusura bakmayın). Yazarın, okuduğum ilk kitabıydı, çok da memnun kaldım, yazar bizi iyi karşıladı (bilenler için Yakup TV esintisi). Kitap tahmin edeceğiniz üzere roman tarzı bir kitap değil, mikrobiyotamızı ve halkın anlayabileceği bazı basit sağlık konularını gerek resimleyerek gerek örnekleyerek fakat bütününde basite indirgeyerek anlatan bir sağlık-araştırma kitabı. Özellikle başlarında benim gibi cahil biri için çok dikkat çekici bir kitaptı, yutmak ve soluk almak arasındaki sistem farkını anlatan kısma hayran kalmıştım, altını çizerek okuyordum fakat sonra kitaba ara verip tekrar başlayınca altını çizmeyi bırakmıştım, daha sonra yine ara verip tekrar başladım ve altını çizerek okumaya devam ettim, böyle yapmasaydım kitabı harcamış gibi hissedecektim. Aldığım verimden ya da bilgilerden inanılmaz büyülendiğim bir kitap mı hayır ama alanında uzman birinin benim gibi bir cühela için böylesine zorlu araştırma ve konuları anlayabileceğim şekilde anlatması beni açıkçası mutlu etti (kafam çorba gibi, böyle prenses cümleler bana ait olamaz), kitabın böyle oluşu beni o kadar mutlu etti ki mutluluktan gebermem inşallah (hah tamam bu benim cümlem işte).
Yediklerimizin, bakterilerimizin, bağırsaklarımızın, mikrobiyatamızın hayatımızın her anına etkisi anlatılsa da aslında kitabın mantığı esas konuyla en ufak alakası bulunan dikkat çekici şeyin ensesinden tutulup anlatılması üzerine kurulmuş, yani sadece tekdüze konuya bağlı anlatım değil de daha dikkat çekici olması için dikkati cezbedecek konulara kayıp tekrar ana konuya dönerek yazılmış kitap. Toplam 279 sayfa ama içinde resimler olduğu ve belki puntosu bir tık büyük yazıldığı için sandığınızdan daha kısa sürede bitebilecek bir kitap. Tavsiye eder miyim, ederim ama en çok da fazla beklentiye girmemenizi tavsiye ederim, en önemli kriterlerimden biri "ben bu kitabı Brom'a alır mıyım" olduğu için o yönden sınıfta kaldı ama illa bu tarz bir şey arıyordum derseniz alıp okuyabileceğiniz bir kitap. Roman, öykü olmadığı için okursanız benden selam söyleyin diyebileceğim bir karakter yok ama “epiglottis"e selam söyleyin, beni çok etkilemişti, ayrıca yazarın mideniz kaldırmazsa okumayın diye önceden uyardığı ve benim gözlerimin parladığı “fekal transplantasyon" konusuna gelince lütfen beni hatırlayın, nasıl keyif aldığımı beni tanıyan anlar, diyorum ve bitiriyorum, cut!