08 Haziran’da İnadına Edebiyat Klübü ile birlikte yazarını ağırladığımız Bir Kıbrıs Romanı Belki hakkında biraz konuşmak istiyorum.
Öncelikle epigraflardan bahsetmek istiyorum. Yazar öyle titizlikle seçmiş ki bölümde ne olacak merakından önce alıntılar üzerine düşündürüyor. Misal 13. Bölüm epigrafı:
“Dostunu, düşmanını bilemez bazen insan. Belki de tuttuğu eldir onu sırtından vurmaya hazırlanan.” Hem okunacak bölüm hakkında bilgi veriyor hem de insanı yaşantısı üzerine
düşündürüyor.
“Belki” anavatanın yavrusu Kıbrıs’ın romanlaştırılmış hali. Yiğit ve Sevgi ile temellenen roman Türkiye ve Kıbrıs’ı bu bağlamda ele almış. Rumlar ve Türklerin oluşturduğu
Kıbrıs’ın tarihçesi derin bir araştırma sonucu okuyucuya aktarılmış. Tabii bu iki milletin nasıl birbirlerine kışkırtıldığı da anlatılmış. Fakat aynı zamanda kardeşlik bağlarını
bozmadan devam edenler de unutulmamış.
Sanmayın ki sadece Kıbrıs anlatılmış. Hayır! İngiltere Osmanlı Yunanistan Kudüs gibi bağlantılı birçok ülke yarar ve zararlarıyla aktarılmış. Bununla birlikte EOKA- Enosis-
Kumsal Katliamı- 2. Abdulhamit yönetimi- İngiliz Yönetimi ve dahası kitap bitimi araştırılacaklar arasında yerini alıyor.
Tarihe olan merakıma bilgi tohumlarını atan Sema Soykan, söyleşide de bir o kadar kıymetli fotoğraf ve videoları bizlerle paylaştı. 3 saatlik sohbet esnasında her bir okuyucusunun sorularını sıkılmadan büyük bir nezaketle cevapladı. Ve Çerkes sürgünü 497 sayfa, Kıbrıs Romanı 496 sayfa. Bunun bilinçli yapıldığını da söyle