·238 syf.····Okunma: 18 Haziran 2026 08:35 İhsan Oktay Anar’ın efsanevi eseri Puslu Kıtalar Haritası’nı, Radyo Tiyatrosu üzerinden yaklaşık 1 saatlik bir sesli oyun olarak dinledim. Dinlerken atmosfer ve seslendirmeler ne kadar başarılı olsa da içimde hep bir şeylerin eksik kaldığı hissi vardı. Sanki koca bir evrenin içinden aceleyle geçmişiz gibi hissettim ve dürüst olmak gerekirse ilk başta kitaptan tam olarak bir netice çıkaramadım, yazarın ne anlatmak istediğini kavrayamadım.
Küçük bir araştırmadan sonra anladım ki bendeki bu eksiklik hissi çok normalmiş. Çünkü radyo tiyatrosu, mecburen bu devasa ve labirent gibi eseri 1 saate sığdırabilmek için kitabın o muazzam yan hikayelerini ve en önemlisi felsefi derinliğini kesip atmış.
Sonuç olarak; radyo tiyatrosu bu harika atmosfere giriş yapmak için güzel bir basamak oldu ama kitaba asıl ruhunu veren o felsefi okyanusu kaçırdığımı fark ettim. En kısa zamanda bu eseri elime alıp, satır satır okuyarak hakkını teslim etmeyi planlıyorum. Benim gibi sadece dinlemekle yetinenlere tavsiyem; bu puslu haritayı bir de sayfaların arasında keşfetmeniz