·395 syf.··Beğendi
···Okunma: 18 Haziran 2026 13:47 Harry Potter serisi'nin üçüncü kitabı ile sizlerleyim Azkaban Tutsağı’yla birlikte Rowling bize şunu söylüyor: "Dünya siyah-beyaz değil Harry. Bazen canavar sandığın şey, senden daha insan."
Bu kitaptan sonra anlıyorsun ki asıl Azkaban dışarıdaymış. Hani şu "herkesin doğru bildiğini" sorgulamadan kabul ettiğimiz yer. Sirius Black, Lupin, hatta Snape... Hepsi birer önyargı dersi.
Şu snape ve malfoy olacak o şahsa çok sinirlendim çok sinir bozuculardı
Zaman Döndürücü kısmı en sevdiğim kısım oldu diyebilirim Herkesin bir Zaman Döndürücüsü olsa neyi düzeltirdin? Rowling cevabı veriyor: Hiçbir şeyi. Çünkü geçmişi kurtarmaya çalışırken bugünü kurtarıyorsun aslında.
Serinin en akıcı kitabı bu. Sayfalar uçuyor çünkü her bölüm "aa öyle miymiş" dedirtiyor. Marauder’s Map, Hippogriff, Patronus... Çocukken okuyup "keşke bende olsa" dediğimiz her şey burada.
Ama asıl sihir şu: Kitap bitince sen de Harry gibi anlıyorsun. Kimse masum değil, kimse tam suçlu değil. Herkesin bir hikayesi var. Hatta Azkaban’da bile.