Zaman bir ilerleyiş degil ,aynı karakterlerin aynı rolleri oynadığı, kendi kuyruğunu yiyen bir canavardı...
Ilk kez okuduğum bir yazardan bilim kurgu ve psikolojik bir romanla geldim .
Serdar savunma sanayi için İha,Siha üreten bir firma sahibi .Akıllıca davranarak bu şirketi kuruyor ve 28 mühendis çalışanı var .Son derece kibirli ,mükemmeliyetçi bir adam.Her şey onun planladığı gibi olmalı .
Bir gün pastanede sıra beklerken ,yanına paspal bir dilenci adam yaklaşıyor ve yanında bayılıyor. Serdar onu hastaneye götürüyor. Adam onun dinlediği şarkıyı biliyor ve Yunanca bir şeyler sayıklıyor. Bu Serdar ın dikkatini çekiyor ve adamı yalnız bırakmıyor.
Hastanede Doktor Ezgi bakıyor Bekir Amca ya .Adamın felsefi konuşmaları onun da dikkatini çekiyor .
Ayruk sa bir avukat .Plazanın birinde, büyük şirketlerin suçlu oldukları halde aklanmaya çalışıldiği davalar alınınca çalıştığı burodan ayrılıyor. Para ile satın alınamayan davaların peşine düşüyor.
Deniz se fakir bir evde büyümüş ama gözü hep yükseklerde .
Yollar kesişiyor evet ama nasıl?
Serdar in dedesi ona eski püskü bir tüfek bırakmış. Yanında da değişik semboller olan bir defter .Bekir Amca da kazıda buldugu parşomenlerden bahsediyor. Serdar onları buluyor ve araştırmaya başlıyor. Luvice yazılmış semboller bunlar ..
Araştırdıkca fizik kurallarına çıkıyor yollar .Bakalım sonra neler oluyor?
Teknoloji nereye gidiyor? Nereye kadar gidecek bu gelişmeler?Zaman düz bir çizgi degil de acımasız bir sarmalsa?
Pek bu tarz okumuyordum ana bu kitabı sevdim ..
Kitapla kalın dostlar...
ÇıbanFurkan Emre Aynur
ÇıbanFurkan Emre Aynur · Tilki Kitap · 202683 okunma