·224 syf.····Okunma: 19 Haziran 2026 18:04 Haluk Bilginer’in Kral Lear’ını sahnede izlemiştim, çok etkilenmiştim. Şimdi de kitabını okuyunca ikisi birleşti.
İlk ısırıkla başladı her şey.
Kıyım o zaman başladı.
Zaman geçti
Ve Lear sordu:
"En çok hanginiz seviyor bizi?"
Ve Lear sordu
Ve gök gürledi.
"Sen her şeysin dediler bana.
Yalan! Her şeysem niye üşüyorum?"
Dedi.
Ve aklı
Kendi lanetiyle zehirlendi.
Kral Lear, iktidarın vahşiliğini ve iktidarın kendisiyken mağduruna dönüşen insanı anlatır...
Kitapta Shakespeare’in dili çok güçlü; Lear’ın gururu, kızlarının ihanetleri, fırtına sahnesindeki çaresizliği ve “çıplak insan” hâli ağır ağır işleniyor.Bilginer ise bu metni canlı bir acıya dönüştürüyor. Sesi, bakışları, deliliğe geçişi ve yaşlılığın kırılganlığıyla Lear’ı gerçekten hissedebiliyorsunuz. Özellikle fırtına sahnesinde kelimeler adeta içinden dökülüp geliyor.İkisini birleştirince kitap metnin derinliğini, oyun da duygusal şiddeti veriyor.