Puan vermedi·159 syf.····Okunma: 19 Haziran 2026 18:51 Semiha Ayverdi gerçek bir mütefekkir. Bu, onunla ilk temasımız değil. Küçük bir kız çocuğuyken birkaç kitabını okuduğumu hatırlıyorum. Halk kütüphanesinde, kendisi gibi asil bir köşesi vardı.
Yusufçuk, ilahî aşkı anlatan; kâinat kitabını doğru okumayı öğütleyen ve bu kitabı tanıtma hizmetiyle yanan bir deneme eseri. Üslubu, zarafeti aşıp asil bir hâle dayanıyor. Ve bu asaletin beslendiği derinlik, cümlelerini de büyük ölçüde etkiliyor. Ben de her seferinde bundan çok etkileniyorum.
Bir tohumun çiçeğe durmak gayesiyle gösterdiği çabayı birkaç cümleyle anlatırken hem arkadaki hakikî kudrete şükrediyor hem de çiçeğin bu yolda nerelerden geçtiğini, güneşin nasıl bir vazife aldığını, toprağın onunla nasıl hemhâl olduğunu hissettiriyor.
Yazılarında zorlamadan doğan bir güzellik seziyorum. Ve bu “zorlamasız güzellik”, mütevazı bir hicap ve ölçüyle ardındaki birikimi perdeliyor. Sanki ansızın içine dolanı yazma ihtiyacı hissetmiş ve bizimle paylaşmış gibi. Oysa bunu başarabilmek epeyce zor bir iş.
Her okuyuşumda bir kez daha hayran kalıyorum.