Puan vermedi·352 syf.··
2026 59. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 08:15
İmkânsızın Şarkısı benim için olayların peşinden sürüklendiğim bir kitap olmadı. Hatta dürüst olmak gerekirse, kitabı “acaba sonra ne olacak?” diye değil, karakterleri izlemek için okudum. Murakami’nin en sevdiğim yanı da bu zaten. Bir karakterin ne dinlediğini, ne okuduğunu, odasında ne olduğunu, hatta bazen nasıl oturduğunu bile anlatıyor. Bazı okurlar için gereksiz olabilecek bu detaylar benim zihnimde kocaman bir dünya kuruyor. O dünya kurulunca da karakterler sadece isim olmaktan çıkıyor, gerçek insanlara dönüşüyor. Bu kitapta da aynen öyle oldu. Toru’yla kilometrelerce yürüdüm ama itiraf etmeliyim ki kendisiyle çok da anlaşamadık Sürekli geçmişte yaşayan, her şeyi fazla düşünen, kendini mutsuz edeceğini bile bile o duyguların içinde kalan insanlara karşı sabrım pek yok Bir noktada “Tamam kardeşim, anladık üzgünsün ama biraz da yaşa artık.” deme isteği uyandırdı bende. Naoko’ya üzülmemek elde değil ama daha ilk sayfalardan onun hikayesinin çok zor bir yere gideceğini hissettim. Onunla ilgili hissettiğim şey sevgi değil, daha çok endişeydi. Sanki yanında otursam sürekli yanlış bir şey söylemekten korkacaktım. Camdan yapılmış gibi hissettirdi bana. Reiko’yu merak ederek okudum ama ona da çok yaklaşamadım. Hikayesini ilgiyle dinledim ama duygusal olarak yanına oturamadım diyebilirim. Sonra Midori geldi. Ve kitap benim için başka bir yere geçti. Midori bana göre romanın en gerçek karakteriydi. Çılgın, komik, dürüst, bazen saçma, bazen kırılgan… Ama hepsinden önemlisi yaşayan bir karakterdi. Ailesini kaybetmiş, yalnız kalmış ama yine de hayata küsmemişti. Onun içinde sürekli bir sevgi açlığı vardı ama bunu acındırarak değil, yaşamaya devam ederek gösteriyordu. Belki de bu yüzden kitap boyunca en çok ona bağlandım Karakterlerin derinliği, müzikler, kitaplar ve günlük hayatın içindeki o küçük detaylar beni sürekli hikayenin içinde tuttu ve benim okuma zevkimle epey örtüştü Kitap bana göre kayıplar, yalnızlık ve büyümek üzerine yazılmış bir roman. Hayat bazen insanı çok kırıyor. Kimileri Naoko gibi bu yükün altında eziliyor, kimileri Reiko gibi taşımaya çalışıyor, kimileri Toru gibi geçmişte takılı kalıyor. Ama Midori gibi insanlar da var. Yaralı olsalar bile yaşamaya devam eden, hala gülebilen, hala sevebilen insanlar. Ve kitabı bitirdiğimde aklımda en çok kalan kişi de bu yüzden Midori oldu. Çünkü bana göre romanın gerçek yaşam enerjisi oydu. Benim gibi bol detaylı, karakter odaklı ve atmosferi hissederek okumayı seven herkese kesinlikle önerimdir
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
·
54 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.