Korku’da Irene Wagner’in yaşadığı yasak ilişki, aslında bir olaydan çok bir ruh çözülmesinin başlangıcı gibi. Avukat Fritz’in eşi olan Irene, ilişkinin ortaya çıkma ihtimaliyle adım adım korkunun içine çekiliyor. Her an yakalanacakmış hissi, her bakışı bir suçlama gibi algılaması, kapı çaldığında irkilmesi… Bunların hepsi korkunun zihinde nasıl çoğaldığını gösteriyor. Zweig, korkunun insanı dış dünyadan önce kendi iç dünyasında esir aldığını çok güçlü bir şekilde hissettiriyor. Irene’nin yaşadığı gerilim insanı en çok yıpratan şeyin, başına gelecek olan değil; olma ihtimalini durmadan zihninde büyütmesi olduğunu açık bir şekilde gösteriyor.