·224 syf.····Okunma: 30 Mayıs 2026 00:20 At Çalmaya Gidiyoruz, Norveç kırsallarında inzivaya çekilmiş, ormanın içinde, göl kenarında köpeğiyle yaşayan, Dickens okumayı seven kitabın ana karakteri 67 yaşındaki Trond ile açılıyor. ‘Milenyum’a girmeden önceki son günlerde hiç hesapta yokken Trond’un zihni onu 15 yaşının yaz mevsimine, babasıyla bir çiftlikte kaldıkları döneme götürüyor ve devamında Trond’un bugünü ve geçmişi arasında geçişlerle ilerliyor kitap.
Kitapta doğa tasvirleri çok iyi, öyle ki bir tarafta karlı ormanların, göl kenarının ıssızlığını, orada inzivaya çekilme hissini, sakinliği; diğer tarafta çiftlik işleriyle, nehir kenarıyla, atlarıyla o yaz günlerini oradaymışım gibi hissettirdi bana. Ayrıca geçmiş ve bugün arasında geçişler de çok iyiydi, hiç farketmeden ama şimdi ne oldu demeden bugünden geçmişe geçişlerle ilerleyişini çok sevdim.
Yalnızlık, yaşlılık, zaman, aile ilişkileri, çocukluk, büyüme, sırlar, kayıplar hakkında, hatta savaş sonrası dönem ve Nazi işgalinin etkilerinin de hissedildiği, çok aksiyonlu ilerlemeyen ama çok atmosferik bir anlatımla okurken içine çeken, çok severek okuduğum bir kitap oldu At Çalmaya Gidiyoruz, çok beğendim. İskandinav edebiyatında doğanın bir şekilde ön planda olması da beni hep çok memnun ediyor.
*Deniz Canefe çevirisi.