At Çalmaya Gidiyoruz

7,0/10  (8 Oy) · 
25 okunma  · 
4 beğeni  · 
725 gösterim
İnsanlar onlara bir şeyler anlatmanızdan hoşlanıyorlar, mütevazı ve güven veren bir ses tonuyla yeterince şey anlatırsanız sizi tanıdıklarını sanıyorlar, ama aslında tanımıyorlar, sizin hakkınızda bir şeyler öğreniyorlar sadece, çünkü öğrendikleri şeyler olgular, –duygular değil; herhangi bir şey hakkında ne düşündüğünüzü, başınıza gelenlerin ve verdiğiniz kararların sizi nasıl siz yaptığını bilmiyorlar. Onların yaptıkları şey kendi duyguları, düşünceleri ve tahminleriyle boşlukları doldurmak, sizinle çok az ilgisi olan yepyeni bir yaşam yaratmak, böylece artık güvendesiniz."

Trond 67 yaşında kenti arkasında bırakıp Norveç ormanlarında inzivaya çekilir. Taşra hayatı güzeldir ama daha on beş yaşındayken hayatını alt üst eden olaylar tesadüf eseri yeniden zihnine hücum eder. Artık sandıktaki sırların bir bir ortaya dökülme vakti gelmiştir.
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2008
  • Sayfa Sayısı:
    214
  • ISBN:
    9789753426565
  • Çeviri:
    Deniz Canefe
  • Yayınevi:
    Metis Yayınevi
  • Kitabın Türü:
Esra Uzun 
27 Şub 20:05 · Kitabı okudu · 4 günde · 8/10 puan

"At Çalmaya Gidiyoruz" 2007 yılında New York Times Gazetesinde yayımladığı "yılın en iyi beş edebiyat yapıtı" arasına girmiş bir kitap. Anlatım yumuşacık naifyi Özellikle ilk 70 sf akıcıydı ve oldukça hızlı ilerledi. Sonrasında eylemler biraz fazla detaylı olduğundan daha ağır yol aldı. Trond Amca'nın her hareketinin detayında can çekiştim diyebilirim Yataktan kalkıp lavobaya gidişi orada kaç dakika kalışı sonra mutfağa gidişi vesaire vesaire
Kurguya gelecek olursam şayet; geçmişle hesaplaşma omurgasına kurulmuş bir hikâye. Yani insan bazen çocukluğunda ya da ilk gençlik yıllarında etkilendiği olayları unutup, aslında unutmak adına ısrar edişi üzerine her red edişinde şimdiki yaşamını nasıl etkilediğidir... İşte 67 yaşındaki bizim Trond Amca tam olarak bunu yapıyor. İnzivaya çekildiği Norveç ormanında gizemli komşusuyla karşılaşınca on beş yaşında yaşadığı olayları hatırlayarak geçmişiyle yüzleşir. Birlikte at çalmaya gittikleri yakın dostu John'la olan anılarını, John'un yaşadığı acıyı ve yine John'un annesiyle kendi babası arasıdaki yakınlaşmaya şahit olması, sonrasında beraberinde değişen duygu durumu. Bu Johnun annesi ve Trond'un babaaı arasında olanlar bizim Küçük Emrah'ın acılı hayatını anımsatsa da asla dramatize edilmemesi, olmuş olmak için olmaması, özellikle bir alt mesaj içermemesi, neden Edebiyat Yapıtı almış olduğunu gösteriyor kanaatimce... Üç nokta ile sonlandırıp cümlelerimi bağlayacak olursam; Her kitap farklı iklimlere yol alan bir yolculuktur. Bu seyahatten güzel azıklarla durağa varmak bir kazanımdır. Her daim heybemizi doldurup kazanmak dileği ile..