Kule Canbazı

8,4/10  (37 Oy) · 
123 okunma  · 
30 beğeni  · 
1.129 gösterim
Nâzım sayısız dostlarından biri olarak, Pablo Neruda'yı ziyaret etmeye karar verir. Ne de olsa, Neruda onun evine gelmiş, yanında da armağan olarak kırmızı renkte bir kadeh getirmiştir...
Avrupa'daki bir arkadaşına telefon açar ve ondan Neruda'nın adresini ister. Bu istek, bir gün bile yaşamaz yorgun yüreğinde; çok değil, ertesi gün sırtı duvara dayalı bir şekilde yere oturur ve kalakalır öylece!..

Son nefesinde, yıllardır uzak kaldığı memleketini görme arzusuyla, Neruda'ya gitme isteği el ele tutuşur böylelikle.
Daktilosunun iç cebindeki küçük bir kâğıt parçasında, el yazısıyla yazdığı Neruda'nın adresi durmaktadır hâlâ...
O daktilonun tuşlarına dokunan parmaklar, Nâzım Hikmet'in parmaklarıdır!...

Pablo Neruda 1971 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü almış...
Kimin umurunda!?...

Nâzım Hikmet'in daktilosunun iç cebinde adresinin çıkmasından daha büyük bir ödül olabilir mi?
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    162
  • ISBN:
    9789944887953
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
insan_okur 
06 Nis 2016 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Sunay Akın'dan okuduğum ikinci kitap oldu ve tarzı sanırım bu şekilde. Araştırmalar sonucu oluşan bilgiler, küçük unutulmuş anekdotlar.

Eser sayesinde genel kültürü genişletebilir, bilmediklerinizi veya yanlış bildiklerinizin doğrularını öğrenebilirsiniz. İlk kez duyacağınız ve şaşırtıcı bilgilerle " hadi ya ! , vay canına ! " diyebilirsiniz.

Araştırmaya iten ve öğretici bir kitap. Kısa kısa bölümlerle anlatılmış öyküler. Dili gayet akıcı. Yararlı ve okunulabilir bir eser. Tavsiye edilebilir.