Robert Louis Stevenson denince çoğu okurun aklına Define Adası ya da Dr. Jekyll ile Bay Hyde gelir. Olalla ise yazarın daha az bilinen ama bence keşfedilmeyi hak eden eserlerinden biri.
İlk bakışta klasik bir gotik korku hikâyesi okuyacakmışız gibi başlıyor. Issız bir konak, tuhaf davranışlar sergileyen bir aile, geçmişin gölgesinde yaşayan insanlar ve açıklanması zor olaylar... Stevenson daha ilk sayfalardan itibaren huzursuz edici bir atmosfer kurmayı başarıyor. Kitap boyunca hissedilen o tekinsizlik duygusu, hikâyenin en güçlü yanlarından biri.
Ancak Olalla'yı ilginç kılan şey yalnızca gotik atmosferi değil. Hikâye ilerledikçe korku unsurlarının arkasında çok daha farklı bir mesele olduğunu görmeye başlıyoruz: İnsan, atalarından ne kadar kaçabilir? Geçmiş gerçekten geride bırakılabilir mi? Kan bağı, karakterimizi ve kaderimizi ne ölçüde belirler? Stevenson'ın özellikle kalıtım, soyun mirası ve nesilden nesile aktarılan yükler üzerine kurduğu anlatının oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum. Bugün bile güncelliğini koruyan bu tartışmalar, kitabın kısa hacmine rağmen düşündürücü bir derinlik kazanmasını sağlıyor.
Olalla karakteri de kitabın akılda kalan taraflarından biri. Gizemli, melankolik ve aynı zamanda trajik bir karakter. Hikâyenin merkezindeki duygusal çatışmaların önemli bir kısmı onun üzerinden şekilleniyor. Bu yönüyle eser, yalnızca bir korku hikâyesi değil; aynı zamanda kader, fedakârlık ve insanın kendi doğasıyla mücadelesi üzerine bir anlatı hâline geliyor.
Bununla birlikte kitap kusursuz değil. En sık dile getirilen eleştirilerden biri finalinin oldukça açık uçlu olması. Hikâye boyunca kurulan bazı gizemlerin, aile geçmişinin ve karakter ilişkilerinin daha ayrıntılı işlenmesini isteyen çok sayıda okur var. Ben de özellikle son bölümde hikâyenin biraz daha devam etmesini isterdim. Bazı noktalarda anlatı, tam zirvesine ulaşacakken sona ermiş hissi veriyor. Bu durum kimi okurlar için eksiklik olarak görülebilir.
Öte yandan kitabı sevenlerin önemli bir kısmı da tam olarak bu belirsizliği seviyor. Stevenson kesin cevaplar vermek yerine okuru sorularla baş başa bırakmayı tercih ediyor. İnsan doğasının karanlık yönleri, kalıtımın etkisi ve kaderin sınırları gibi meseleler net bir sonuca bağlanmıyor. Bu da hikâyenin uzun süre zihinde kalmasını sağlıyor.
Eğer Dracula benzeri, olay odaklı ve net açıklamalar sunan bir vampir hikâyesi bekliyorsanız Olalla aradığınız kitap olmayabilir. Ancak gotik atmosferi, psikolojik yönü ve özellikle "ataların mirası" üzerine kurduğu güçlü düşünsel arka planıyla dikkat çeken kısa ama etkili bir klasik arıyorsanız kesinlikle göz atmaya değer.
Genel olarak beğendiğim bir eser oldu. Kusurları olsa da atmosferi, düşündürdüğü temalar ve insanın geçmişiyle olan kaçınılmaz ilişkisini ele alış biçimi sayesinde akılda kalmayı başarıyor.
Puanım: 8/10Oguzhan DumanOlallaRobert Louis Stevenson
OlallaRobert Louis Stevenson · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20255,6bin okunma