Martı
Merhaba hissedenler, bugün size #antonçehov'dan #mart kitabıyla geldim. Daha önce okuyanlar var mı?
Okumam için biri vermişti bana bu eseri, onun sayesinde okudum ben de.
Kısaltılmış olduğu için pek tat alamadım ben ve ilk başta kim kimdi biraz zorlandım. Kimi yerde ismi, kimi yerde soyadı geçiyor bazı karakterlerin. Sonradan alıştım ve biraz ilerisinde de kitap bitti zaten.
Kısaltılmış kitapları pek okumak istemem ama elimde varken de değerlendirmek, okumak isterim tabii ki. Benim de şu an öyle oldu. Normal basımı ne bilmiyorum ama kısaltılmamış halini de okumak isterim kitabın.
Siz bu kitap hakkında neler düşünüyorsunuz? Yorumda buluşalım
#kitapalıntıları
🪽(Treplev, Nina'nın ayakları dibine bırakır martıyı.)
NİNA: Bu da ne demek oluyor?
TREPLEV: Bugün bu martıyı öldürmek alçaklığında bulundum. Onu ayaklarınızın dibine bırakıyorum.
NİNA: Neyiniz var sizin?
(Kaldırıp bakar martıya.)
TREPLEV (Bir sessizlikten sonra.): Yakında kendimi de böyle öldüreceğim.
NİNA: Sizi tanıyamıyorum.
TREPLEV: Doğru ama ben de sizi tanıyamamaya başladıktan sonra. Bana karşı değiştiniz, bakışlarınız yabancı, varlığım sıkıyor sizi.