7/10
·80 syf.··
2026 36. kitabı
Hayaletler, klasik bir dedektif hikâyesi gibi başlar ama çok kısa sürede bu kalıpları parçalayan bir metne dönüşür. İsimsiz sayılabilecek kadar soyut karakterler (Blue, Black, White) üzerinden ilerleyen hikâyede, dedektif Blue’a verilen görev oldukça basittir: Black adlı adamı izlemek. Ancak sorun şu ki, izlenen kişi neredeyse hiçbir şey yapmaz. Günler geçer, haftalar geçer, ama Black sadece oturur, yazar, düşünür… Bu sıradanlık, Blue’nun zihnini kemirmeye başlar. Zamanla görev ile gözlemci arasındaki sınırlar bulanıklaşır. İzleyen ile izlenen kişi birbirine dönüşmeye başlar. Hayaletlerde, olaydan çok bekleyiş anlatısı diyebiliriz. Auster burada hareketi minimuma indirir ve okuru da bu durağanlığın içine çeker. Blue’nun yaşadığı yalnızlık, insanın kendi varlığıyla baş başa kaldığında hissettiği rahatsız edici boşluktur. Karakterlerin isim yerine renklerle belirtilmesi, bu yabancılaşmayı daha da derinleştirir; bireysel kimlik silinir, geriye yalnızca roller ve gözlem kalır. Serinin ortanca kitabı Hayaletler zorlayıcı bir sabır sınavı diyebilirim. Anlatım yormadı ama olaylar yordu.
Edebiyat
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
7 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.