New York Üçlemesinin 2.kitabi "Hayaletler" kısacık ama derinliği büyük 1kitap oldu yine benim için, herkes muhakkak 1 Paul Auster kitabı okumalı ben kesinlikle çok etkileyici buldum yazarı, yormadan vermek istediği msjlarla. Zaten akıcı 1dili olan yazarın kitabın kısa olmasıyla ve yine etkileyici konusyla 1solukta okuyor insan...
~~~Gördüğümüz her şey, dokunduğumuz her şey - dünyada her şeyin kendi rengi var~~~
Konuyu renklerle karakterler üzerinden anlatarak benlik algısını anlatan kitapta, Mavi, özel 1dedektif olup müşterisi Beyaz için Turuncu Cadde’de oturan Siyah’ı izleyip hakkında ayrıntılı rapor yazmaya çalışarak konu itibarı ile insanların sadece renklerle var olduğu, kimin gerçek, kimin hayal ürünü ya da hayalet olduğu anlaşılmayan 1ortamda Mavi, neredeyse Siyah’ın yaşamı içinde kaybolma noktasına geliyor ki bu duruma ait cümleler benim efsanem niteliğindeydi. 1başkasını izleme olayında asıl kişinin kendi kendini izlemesi sonucuna vararak kişilerin benlik arayışları ve gerçekler arasındaki ilişkiler adına çok güzel 1kitaptı, özellikle renkler üzerinden hepsinin aynı rolleri üstleniyor olmasını anlatırken birbirimiz üzerindeki benlikleriniz, dünyayı başkalarının hayatlarıyla yaşamak olayına bağlaması ve bunu bu kadar açık ve net anlatması yazarı daha çok sevmeme neden oldu...
~~~Tuhaftır ki bu düşünce aklına Doğal Yaşam ve Başkaldırı'dan bazı cümleler getiriyor ve defterinde cümlenin tam biçimini arıyor, onu not ettiğine emin. Bulunduğumuz yerde değiliz, diyor o cümle, yanlış 1konumdayız. Doğalarımızdaki 1kusur sonucu, 1durum varsayar ve kendimizi onun içine oturturuz, bu yüzden aynı anda 2durumda oluruz, bunların içinden çıkmak 2kat güçleşir. Bu cümle mantıklı geliyor Mavi'ye, biraz korkmaya başlasa da bu konuda 1şeyler yapması için henüz geç olmadığını
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
Newyork Üçlemesi'nin ikinci kitabı Hayaletler,bir oturuşta okuyabileceğiniz incelikte yine bir dedektiflik hikayesiyle var olur.İlk kitapta olduğu gibi burada da bir başkasını takip etme olayı ile defterlere alınan notlarda bir kesişme noktası var.Ayrıca ilk kitap Cam Kent'te dedektif çözüm yolu bulamadığında Paul Auster'e danışırken Hayaletler 'de Mavi,eski iş ortağı Kahverengi'ye danışır.Bu danışmaların sonu boş çıkarve dedektiflerimiz kendi başlarına kalırlar.Bu kitapta isimler renklerden oluşmuştur.Mavi'nin ilk başta kadın bir karakter olduğunu düşünmüştüm ama değilmiş.Her iki kitabın diğer bir kesişme noktası da peşine düştükleri insanın isminde bir kitap elde etmeleri ve o kitabı gözden geçirmeleridir.Takip ettikleri kişilerle kimlik değiştirerek iletişime geçmeleri de dikkat çeken bir durum elbette.
Üçüncü kitap Kilitli Oda bakalım bize neler anlatacak.Kitapla ve sevgiyle kalınız.
New York üçlemesinin 2. kitabı. Paul Auster'ı bu seri ile keşfetmiş olmaktan dolayı mutluyum. Bu kitap da çok güzeldi. Yazar karakterlerinin isimlerini renklerden seçmiş.Mavi, Beyaz, Siyah... Mavi bir dedektif... Olay örgüsü içerisinde Brooklyn Köprüsü'nün hikâyesini ,ünlü şair Walt Withman'ın hikâyesini ve daha nice güzel hikâyeleri bu kitaptan öğrendim.
Yazarın dediği gibi :
"Hayaletler.
Evet,dört bir yanımızda hayaletler var." ( S.55)
Ben eskiden çok karakterli Rus edebiyatı romanlarını/klasiklerini okurken isimler aklımda kalmayınca onlara renklerin adını veya sayılar verirdim. Hah! İşte öyle bir roman...
Beyaz, Mavi, Siyah... Hepsi tamam ama birde Gold var yahu. :)
Güzel bir zihinsel serüven. İsimsiz karakterler. Çözülmeye çalışan gizemler... Aralara sıkıştırılan kısa çözülmemiş cinayetler... Okurken o dedektif havasına girip acaba ne olacak diye elinize mercek alıp dolaşmak istiyorsunuz kitabın içinde. Neler gerçek neler değil okuyoruz ve çözmeye çalışıyoruz.
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
Newyork üçlemesi'nin ikincisi olan bu kitabı beğendim açıkçası. Postmodern dokunuşlarla verilen yalnızlık olgusu ve teslimiyet, bir polisiye de olsa, oldukça doyurucuydu. Auster'ın kalemi, modern dünyanın Kafkaesk görünümünde insanoğlunun durumunu yansıtmakta çok başarılı.Renk isimleriyle anılan karakterler, kişiliklerinden çok toplumdaki sahte işlevlerini yansıtmış sanki. Yazarlar koyu, sıradanlıklar beyaz ve geri kalan her şey gri.
Mavi (ama koyusundan), Beyaz tarafından Siyahı takip etmek için tutulmuş bir dedektiftir. Uzun yıllara varacak bu izleme, karakterleri yalıtılmışlıklarını sorgulamaya götürecektir zamanla. Siyah da aslında Mavi'yi takiple görevli biri midir yahut kitabına konu arayan ve bu işi tezgahlayan bir yazar mıdır? Başından sonuna heyecan yüklü bu kısa roman (novella!), araya yedirilen Newyork tanıtımları (Brooklyn köprüsü ve ünlü kiliseleri tarihi gibi) ile aynı bölgede hayatını geçirmiş yazar anlatımları dolayısıyla da oldukça dolu. Siyah'ın okumak için seçtiği #thereau 'nun Doğal Yaşam Ve Başkaldırı kitabı (ormanda yaşamayı seçen adamın öyküsü), kuşatılmış yalnızlığımızın sorgulamasını niteliyor, adeta.
Eser; hepimizin kalabalıklar içinde var olan yalnızlığımızı yüzümüze çarpması ve renklere bezenmiş isimlerimizin aslında korkuya bulanmışlıkla ne yaptığını bilmeyen birer hayalet olduğumuz gerçekliği sonucuyla, çok farklı bir okuma vadediyor: Aslında birer hayalet miyiz?
Paul Auster, Hayaletler’de kimlik, gözetleme ve varlık sorgulaması gibi temaları ustalıkla harmanlıyor. Karakterlerin hepsi renklerden oluşuyor.Mavi,Siyah,Beyaz,Pembe..Roman da dedektif Blue’nun(Mavi) kendisine verilen gizemli gözetleme göreviyle başlıyor; ancak zamanla gözetlediği adamla arasındaki sınırlar bulanıklaşıyor. Auster, klasik polisiye kalıplarını alt üst ederek okuyucuyu varoluşun derin boşluklarına sürüklüyor.
Bu romanda ilkinde olduğu gibi (Cam kent) bir dedektif romanı gibi başlasa da aslında insanın kendini takip edişini anlatan felsefi bir metin. Okudukça, karakterlerin birbirine, hatta okuyucuya bile dönüşebileceği hissi doğuyor. Hayaletler, kim olduğumuzu sandığımızla kim olduğumuz arasındaki uçurumu sorgulatan kısa ama etkileyici bir hikaye
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
Renklerin kişi adı olduğu ilginç bir roman Newyork triolojisinin 2. Kitabı. 3. Kitabı kilitli oda onuda okuyacağım inşallah ❤rüya mıydı kabus muydu bilinmez bir kitap
Suzan
Evet Auster'ın "New York Üçlemesi" nin ikinci kitabı "Hayaletler" i de okudum bitti. Oldukça akıcı bir polisiye idi. Kısa olmasına rağmen içerisinde çok şey barındırdığını söyleyebilirim. Karakterler renklerle adlandırılmış. İnsanın yalnızlığını yüzüne çarpan eserde Siyah adlı karakterin Henry David Thoreau'nun "Doğal Yaşam Ve Başkaldırı" -ormanda yaşamayı seçen adamın öyküsü- kitabını okuması da bu yalnızlığı vurguluyor.
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
İlk kitapta olduğu gibi yine dedektiflik ve takip metaforu devam ediyor. Bu metafor üzerinden bu kez tamamen kendi iç dünyasına yöneliyor ve kendisiyle kavgasını ortaya döküyor. Okuru da kendi içine bakmaya, kendi derinliklerine dalmaya sevk ediyor. Bir kişiye bağlı olarak yaşayan, onun zihninden geçeni anlamaya ve hatta o olmaya çalışarak zaman içinde tüm benliğini, değerlerini yitiren karakterlerin bir Auster klasiği olarak dibe vurup tekrardan var olma çabaları sonucu kayıp ve kazançlarının muhasebesine tanık oluyoruz.
Paul Auster romanlarında kahramanlarını en ince ayrıntısına kadar anlatmasına rağmen bunu yalın ve sürükleyici bir dille yapar, birçok betimlemeyle karşı karşıya kalırız fakat bu bize yarattığı ortamın içinde kolayca yer açarken romanın gerçekliğinide arttırır.
Düz bir okuma peşinde değilseniz, hem merakla satırlarda ilerlemek hem de biraz kafanızı çalıştırmak istiyorsanız New York üçlemesi tam size göre.Okuyucuyu edebiyatın Araf'ında bırakan nadir kitaplardan.Son kitap için beklemek istemiyorum..
Renklerin içiçe geçtiği yapbozu tamamlamak için yazarın verdiği ipuçlarını birleştirerek serinin 3. Kitabına çokça soru işareti ile geçişi saglayan bulmaca ....
HayaletlerPaul Auster · Can Yayınları · 20181,124 okunma
Paul Auster (3 Şubat 1947, Newark, New Jersey - 30 Nisan 2024, Brooklyn, New York, ABD) ABD'li roman yazarı, şair ve senarist.
Paul Auster, 3 Şubat 1947'de New Jersey'de, Polonya'dan ABD'ye göçmüş Yahudi bir ailede doğdu. Annesi bayan Queenie Auster, babası ise hukukçu bay Samuel Auster'dı. South Orange, New Jersey ve Newark'da büyüdü. Columbia Üniversitesi'nde İngiliz, Fransız ve İtalyan edebiyatı üzerine eğitim alan, 1971-1974 yılları arasında Fransa'da yaşadı. İlk evliliğini Amerikalı yazar Lydia Davis ile yapan Auster, 1981 yılında, bir başka tanınmış Amerikalı yazar Siri Hustvedt ile evlendi.
Geleneksel kitap konularının dışına yüksek bir başarıyla çıkıp, yaratıcılığın sınırlarını genişletebilmiş olan Auster'in başlıca yapıtları arasında New York Üçlemesi, Yalnızlığın Keşfi, Yanılsamalar Kitabı, Kırmızı Defter, Leviathan, Kehanet Gecesi, Duman, Görünmeyen, Yükseklik Korkusu, Yazı Odasında Yolculuklar, Karanlıktaki Adam bulunuyor. Auster'in yazarlığa ilk başladığı yıllardaki sıkıntılı günlerinde Paul Benjamin imzasıyla yayınladığı bir de polisiye romanı vardır. Bu roman yazarın otobiyografik romanı 'Cebi Delik' in eki olarak yayınlanmıştır. Can Yayınları tarafından Seçkin Selvi 'nin çevirisiyle 'Köşeye Kıstırmak' adı ile 2000 yılında Türkçeye kazandırılmıştır.
2006 yılında İspanya'nın saygın ödüllerinden olan Asturias Ödülü'nü edebiyat dalında Paul Auster kazandı. 26'ncısı düzenlenen "Asturias Prensi" ödüllerinde, aralarında Orhan Pamuk 'un da yer aldığı 18 ülkeden 26 yazar edebiyat dalında aday gösterilmişti.
Yazarın Duman (Smoke) ve Surat Mosmor (Blue in the Face) isimli senaryoları ünlü yönetmen Wayne Wang tarafından filme çekilmiştir. Daha sonra Lulu On The Bridge ( Lulu Köprüde) İsimli kitabını da kendisi filme çekmiş, hem senarist hem de yönetmen olarak yapıtın tüm aşamalarında bulunmuştur. Film hakkında yaptığı bir söyleşide kendi yazma biçimi üzerine konuşurken Peter Brook'un bir röportajından alıntı yaparak işlerinde mitlerin uzaklığıyla gündelik yaşamın sadeliğini kaynaştırmaya çalıştığını söylemiştir.
Ödülleri
2006 - 26. Asturias Ödülü - Edebiyat