·104 syf.··Beğendi
···Okunma: 23 Haziran 2026 23:30 Uçurtmayı vurmasınlar
Bazı kitaplar bitince rafa kalkmıyor,
insanın içinde kalıyor resmen..
Filmini yıllar önce defalarca izlemiş, izlerken kimi zaman gülümsemiş, kimi zaman ağlamış, kimi zaman da yaşanan haksızlıklara öfkelenmiştim. Kitabı olduğunu ise çok sonradan öğrendim ve hiç düşünmeden aldım..
Uçurtmayı Vurmasınlar, hapishanede annesiyle birlikte yaşayan bir çocuğun gözünden anlatılan ; aslında büyüklere çok şey söyleyen bir hikâye..
O çocuk kim mi ? Barış
Barış’ın masumiyeti, soruları ve dünyaya bakışı insanın kalbine dokunuyor.
Okurken film sahneleri de gözümün önündeydi. Ama sayfalarda Barış'la yeniden karşılaşmak bambaşka bir duyguydu.
O masum soruları, dünyaya bakışı, anlam veremediği şeyler...
Yine burnumun direğini sızlattı, gözlerimi doldurdu, bazen de tüm hüznün arasında tebessüm ettirdi.
Kitabı bitirdim ama hemen rafa koyamadım. Dönüp tekrar altını çizdiğim satırlara baktım. Çünkü bazı cümleler okunup geçilmiyor, insanın içinde bir yere yerleşiyor.
Bazı hikâyeler yıllar geçse de aynı yerden dokunabiliyormuş insanın kalbine...
Ve bazen de uçurtmalar gökyüzünde değil, insanın kalbinde uçmaya devam ediyor...
Yorumum ve altı çizili kelimelerim size emanet ️
︎"Hep çocuklara mı düşer annelere anlayış göstermek,İnci ?"
︎"Ben uyuyormuş gibi yapıyorum.
Ama saçlarım ıslanıyor.
O zaman anlıyorum annemin ağladığını.Sesimi çıkarmıyorum.
Benim anladığımı sezerse daha çok üzülür belki."
︎"Nişanlın neden kafeste?" diye sordum.Halkını sevdiği içinmiş.
"Sen niye buradasın? diye sordum Nevin'e.
O da halkını sevdiği için buradaymış.Ben büyüyünce halkımı hiç sevmeyeceğim.Halkını sevenler hep kafese giriyor..."
︎"Kuşlar tutsak yaşayamazlarmış...
Ya çocuklar İnci ?
Onlar tutsak yaşayabilirler mi ?