Kırmızı Pazartesi kasabada herkesin önceden bildiği bir cinayetin hikayesini anlatıyor. Düğün gecesi yaşanan olayların ardından Santiago Nasar’ın öldürülmesine giden süreci farklı karakterlerin anlatımlarıyla okuyoruz.
Açıkçası kitaba büyük beklentilerle başlamıştım ancak okurken anlatım tarzı bana oldukça karışık geldi. Olayların kronolojik ilerlememesi ve sürekli farklı kişilerin bakış açılarına geçilmesi nedeniyle bazı yerleri anlamakta zorlandım.
Verilmek istenen mesajı ve toplumsal eleştiriyi başarılı bulsam da hikayeyle çok güçlü bir bağ kuramadım. Kitabın en dikkat çekici yanı, herkesin gerçekleşeceğini bildiği bir cinayetin yine de engellenememesi ve insanların sorumluluktan kaçmasıydı. Bu yönü düşündürücüydü ancak genel olarak kitap bende beklediğim etkiyi yaratmadı.
Puanım 7/10…