Bakkhalar Bu kitabı yalnızca bir tragedya okumak için değil, tez çalışmam kapsamında siyaset, din ve insan psikolojisinin kesiştiği noktaları anlamak amacıyla okudum. Sayfalar ilerledikçe fark ettim ki Bakkhalar, aslında insanın bastırdığı yönleriyle yüzleşmesinin hikâyesidir.
Euripides, akıl ile tutkuyu birbirinin karşısına koymaktan çok, birbirini dışlayan her yaklaşımın yıkıcı sonuçlarını gösteriyor. Kralın yalnızca akla, Dionysos'un yalnızca coşkuya yaslanması, insanın tek bir yönüyle var olamayacağını düşündürdü bana. Belki de tragedyanın asıl sorusu şudur: İnsan, reddettiği şey tarafından mı yenilir?
Tez okumalarım sırasında bu metni özellikle güç, iktidar, inanç ve kolektif taşkınlık kavramları açısından oldukça verimli buldum. Çünkü burada anlatılan yalnızca Antik Yunan değildir; günümüz toplumlarının da aynasıdır. İnsan değişiyor gibi görünse de kibri, korkuları ve hakikatle kurduğu ilişki pek değişmiyor