Bugün Yaşamak bitti.
Başta basit bir köy hikâyesi sandım. Kumar, düşüş falan… tamam dedim sebep belli. Ama sonra öyle kalmadı.
Her şey bir şeyden oluyor gibi ama aslında her şey birbirine eklenerek büyüyor sanki. Tek bir sebep yokmuş gibi.
Fu Gui’yi başta yargıladım. “Bunu da yapmasaydı” dedim. Ama sonra o düşünce biraz dağıldı. Çünkü kitap ilerledikçe mesele o kumar olmaktan çıktı.
Youqing’in ölümü falan… orası zaten ayrı bir yer. Bağıran bir sahne değil ama en çok orası oturdu içe.
En garibi şu:
İnsan bazı zamanlar mutlu olduğu için değil, mecbur olduğu için devam ediyor.
Kitap bitince büyük bir şey anlatmıyor aslında. Ama içimde kalan şey şu oldu:
Hayat dediğin şey büyük bir hikâye değil, arada yaşanan küçük dayanma halleri.
Fu Gui’yi artık iyi ya da kötü diye ayıramıyorum. Sadece yaşamış biri gibi duruyor.