Aynaya her baktığımda yüzümü değil, içimde sakladığım şeyi görmeye çalışıyorum. Çünkü insanın en büyük yalanı, kendine söylediği yalandır. Kendini kandırabilen biri, dünyayı da kolayca kandırır.
“Vicdanım rahat” demek kolay… zor olan, gerçekten kendine hesap verebilmektir. Gücün varken adil kalabiliyor musun? Kimse görmezken de doğru olanı seçebiliyor musun? İşine gelmediğinde bile merhametini koruyabiliyor musun?
İşte mesele burada başlıyor.
Ben artık kusursuz olmanın peşinde değilim. Çünkü kusursuzluk çoğu zaman bir maskedir. Ama şunun peşindeyim: Yanlış yaptığımda içimin sızlaması, hatamı fark ettiğimde kaçmak yerine yüzleşebilmem…
Eğer aynaya baktığımda şunu diyebiliyorsam:
“Ben hatalıyım ama dürüstüm, eksik ama farkındayım, kırık ama merhametliyim…”
İşte o zaman vicdanım güzel diyebilirim.
Çünkü insanı iyi yapan şey hatasız olması değil, hatasına rağmen insan kalabilmesidir.