Belki biraz söylediklerim hoş karşılanmayacak ama fikrimi de belirtmem lazım Okumadan işte keşke sonu değişse, çok duygusal yorumlarını görmüştüm. Açıkçası ben pek anlam veremedim Öncelikle Martin'in Ruth'dan ilk hoşlandığı dönem de işçi sınıfından olan kadınları beğenmeyip karşılaştırma yapması hoş değildi. Baştan beri aşık olmadığı, burjuva sınıfından bakımlı ve üstte gördüğü kadının bu kimliğini sevdiği belliydi. Sonralarında kendini geliştirmeye çalışması gerçekten çok emek isteyen ve kıymetli bir süreçti ama bu süreçte çok fazla yalnız olması, okula gitmeyi beğenmeyip bir noktada "üniversiteye gidenlerin bir yılda öğrendiğini ben bir ayda öğreniyorum" gibi lafları kibrini de gösteriyordu. Ruth ile birlikte olduktan sonra kendimi Ruth'un yerine koyuyorum, kavuşmamız için partnerimin biraz somut eylemler yapmasını isterim. Bence Martin'in en büyük sorunu dengeyi sağlayamaması oldu. Öğrenmeye başladı ama desteksiz, yazmaya başladı ama sadece yazmak... Spencer'cı olduğu noktada ben koptum zaten, çünkü o düşünce yapısı özür dilerim ama çok uyduruk. Evrimde olduğu gibi hayatta da para kazanamayan insanlara yardım etmeleyim, doğal seçilim onlar elenir para kazananlar devam eder. Pardon ama öncelikle evrim doğal sistemken bu kapital sistemi biz yarattık, ne kadar emek verirse versin işçinin zengin olmadığı bir sistemde "çalışan kazanır" demek tamamen zengin sınıfının alt sınıfı oyalama taktiğidir. Zaten bu düşünce şuan geçerli değil, geçerli olduğu dönemde de kimlerin desteklediğine bakarsanız anlarsınız ne demek istiyorum. Bu bireyselliğin Martin'i tüketmesi kaçınılmaz sondu.