Puan vermedi·304 syf.····Okunma: 26 Haziran 2026 00:00 Anadilimizin zihnimizin belli yönlerini şekillendirebileceğini savunan yazar, bu savını (aslında bir oranda kanıtlanmış bir gerçeklik bu) açıklamak için konunun en başından alıyor. Ortalama 150 yıl içinde dil hakkında insanlar neleri araştırıp neleri savunmuşlar, doğa-kültür savaşı bu meselede nasıl seyretmiş, "bilim" insanları hangi hatalara düşmüş... Kitabın ilk yarısında tüm bunları özetleyip ikinci yarısında ise dilin zihin için belli başlı alanlarda bir mercek görevi gördüğünü ispatlayan deneyleri aktarıyor. Kitap 2010 yılında yayımlanmış, son 16 senede ne gelişmeler olduğunu araştırma isteği de uyanmıyor değil. :)
Okurken insanın dikkatini celbeden mizahi üslup ve eleştirel bilim tarihi anlatımı gibi bazı unsurların yanında daha dikkate değer bir konu da tarih anlatmayan kısa bir kitapta bile Batılıların tarihinden utanması gerektiğinin bir sürü örneğinin görülebilmesi. Avrupa'daki sergilere ve hayvanat bahçelerine siyahi insanların "daha önce görülmemiş egzotik tür" tanıtımıyla getirilmesinden farklı Aborjin kabilelerinin toprağının nasıl sömürüldüğüne ve dillerinin İngilizce yüzünden gözümüzün önünde öldüğüne kadar birçok misal var. Yazar bu serpiştirmeyi bilerek yapmış zaten. Avrupa merkezli bakışın değişmesi gerektiğine falan parmak basmış ama kendisi de belli yerlerde aynı hataya düşmüş bana kalırsa.
Kısacası genel anlamda oldukça bilgilendirici ve yararlı bir ürün ortaya konmuş. Tavsiye edilir.