·140 syf.····Okunma: 21 Haziran 2026 15:02 Joseph Roth ülkemizde bilinmeyen bir yazar. Bunun sebebi muhtemelen uzun yıllar eserlerinin dilimize kazandırılmamasıdır. Ben de yazarı İş Bankası'nın henüz çevirdiği Aziz Ayyaş Efsanesi kitabıyla tanıdım. O kitaptaki neşe ve sürükleyicilik gerçekten daha önce tatmadığım bir şeydi. Kitabı bitirdiğimde yazarın kırk dört yıllık kısa ömründe yazdığı bütün kitapları okuyacağımdan emindim.
Normalde incelemelerimi yazmadan önce başka incelemeleri okumam ama bu eser çok az kişi tarafından okunduğundan yapılan değerlendirmelere biraz göz gezdirdim. Gözüme en çok çarpan eleştiri edebî dilin zayıf kaldığı yönündeydi. Fakat şunu belirtmek lâzım: Okuduğunuzda anlayabileceğiniz üzere yazarın bu kitabı yazarkenki hedefi tarihe bir kehanet bırakmak. Böylesine bir hedefi olan bir kitabın edebî ayağının yere çok sağlam basmasına gerek yok; kaldı ki ben edebî tarafını güçlü bulmasam da zayıf da bulamadım. Zaten bu eserin edebî dili biraz daha ağır olsa eser sürükleyiciliğini yitirecektir. Yani Joseph Roth'un ilk romanı olmasına rağmen bu ince terazideki dengeyi tutturduğu kanaatindeyim.
Kitaptan üç puanı ise okuduğum eleştirilerde görüp de hak verdiğim gibi, bölümlerin birbirinden fazla kopuk ve hızlı gelişmesinden kırdım.
Peki bu kitabı herkes okumalı mıdır? Bence okumamalıdır. Tarihe ilgisi, özellikle de 2. Dünya Savaşı'na ilgisi, olmayan birini bu kitap içine çekemez. Ama Türkiye'de büyük bir 2. Dünya Savaşı ilgisi olduğunun farkındayım ve bence ilgili herkes bu kitabı okumalı.
Sonuç olarak, bu kitap 1923 gibi çok çok erken bir yıldan 2. Dünya Savaşı'nın gidişatına dair birçok isabetli tahminde bulunmuştur. Hatta romanın ana kahramanı Theodor Lohse'nin hayatında Hitler'in hayatıyla irili ufaklı mütevazilikler de vardır. Yazarın bu kitabını herkese tavsiye edemiyor olsam da Aziz Ayyaş Efsanesi kitabını herkese tavsiye edebilirim.