Kapak arkası tanıtım yazısı çok ilgi çekici. Bir fabrikada çalışan üç kişi, çalışma hayatının boğuculuğu, kanıksanmış kuralların, ilişkilerin, statülerin anlamsızlığını gözler önüne seriyor diyordu. Ama benim okuduğum kitap bunu gerçekten anlatıyor muydu? Emin olamadım. Olaylar o kadar karışık, zaman atlamaları öyle belirsiz ki, insan takip etmekte zorlanıyor. Gerçekten fabrikada ne iş yapıldığı belirsiz, iş tanımları saçma sapan, insanlar ne için oradalar anlaşılmıyor. Yaptıkları işler saçma sapan. Ama bundan rahatsızlık duymadan o saçmalığın içinde yer alıyor büyük çoğunluk. Sonuçta ne denilirse onu yaptıkları bir işleri var ve bunun karşılığında bir para alıyorlar. Ama bunu anlatmak için sayfalar boyunca yapılan laf kalabalığı gibi geldi bana. Zaman geçişleri, karakter değişiklikleri karma karışık. Yazarın ve çevirmenin emeğine saygımdan sonuna kadar okumak için direndim. Ama kesinlikle bana hitap etmedi. Sonundaki büyülü gerçekçi final ise tüm karmaşayı iyice anlamsızlaştırdı. Beğenemedim.