Lizbon’a gece treni ve ucuz roman havası veren yanıltıcı kapağı üzerine…
Kitabın kapağı ucuz bir aşk romanı yaşanacak izlenimi versede çoğunlukla felsefi konulara değinmekte. 80 yaşlarındaki ana karakterimiz ve onun hayatına (belki geç kalmışlığı denebilirse de bunu tercih etmiyorum) anlam katma arayışına değinen, bu süreçte hayatında deneyimlemediği çoğu şeyi kısa zaman içinde deneyimleme serüveninde Gregorius ile birlikte mutlaka kişinin kendinde bir şeyler bulacağı bazen felsefi, biraz duygusal, biraz geçmiş, bazen gelecek bir sürü konuya değinirken karakterleri tek tek içselleştirebileceğiniz harika roman…
Geçmişte kaçırdığımız bazı şeyleri kaçırmamış olsaydık şuan bunları yaşar mıydık? Romanı en kısa şekilde özetlersem buna kelebek etkisi derim. Gregorius Lizbon’a yola çıkarken onunla ve diğer karakterlerle içsel yolculuğa çıkacağımız bir roman okumaya değer…