·380 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Kasım 2024 21:11 İmkansız Sürgün ile George Prochnik, Stefan Zweig'in hayatına odaklanıyor. Zweig'in son zamanlarında yaşadığı o gelgitler ile kendi ailesinin (büyükanne- büyükbaba) yaşadıklarını da karşılaştırıyor. Zweig'in İsviçre, İngiltere, ABD ve son olarak da Brezilya'ya göç etmesi ile iki tarafın göçmenliği, vatansızlığı ve belirsizliğe sürüklenişine ayrıca çevresiyle yaşadığı diyaloglara da daha yakından bakılıyor. Zweig'in sürgün hayatını ise şu cümle ile yansıtıyor: "Sevdiğimiz dünya hatırlayamayacağımız kadar uzak bir geçmişte kaldı." (s.48) Buraya o zaman Nazım Hikmet'ten şu alıntıyı da ekleyelim: "Memleket mi, yıldızlar mı, gençliğim mi daha uzak? Kısaca Zweig doğrudan bunu demek istiyor.
Zweig'in düşlediği o Avrupa hayaline ve onun yok oluşuna uzaktan bakarak seyretmesini George Prochnik, geri dönüşlerle tekrar hatırlatıyor. Zweig'in hem iç hem de dış dünyasında yaşadıklarından yol çıkarak ele alıyor. Bu sayede okur, Zweig'in Avrupa'dan taşınmasıyla aile dışında neleri de kaybettiğini gösteriyor. Yol arkadaşlıkları, Viyana, Almanya, edebiyat, yabancılık...Hemşehrisi Hitler'in Avusturya'sı hakkında düşüncesi, neden bazı şeyleri göremediği, Avusturya'daki Yahudi cemaati gibi onlarca ayrıntı kitap içinde okurla buluşuyor.
Yazar burada, Zweig'in kitapları hakkında da bilgiler veriyor. Ayrıca anılarından da yol çıkarak hem Zweig'in gözünden durumları aktarıyor hem de diğer kaynaklarla bağlantı kurulup bütünlük sağlanmaya çalışılıyor.
George Prochnik, Zweig'in, Hitler'in alttan alta ilerleyen ve ilerde büyük deprem oluşturacak durumu nasıl fark edemediğini de anlatıyor. Halkın yükselen sesini ve onu bir hedefe yönlendiren Hitler'i görememesini ya da bu kadar beklememesini de Zweig'in kentsoylu yaşamına bağlıyor. Çünkü o, davetlerin, festivallerin, baloların, tiyatroların ya da özel toplantıların arzulanan kişisi idi.. Halk yoktu kendi çevresi ile dünyayı görmeye çalışıyordu. O yüzden dalga dalga gelen depremin farkında bile değildi. Avusturya ve Almanya'da belli kesimlere yönelik tepkiler çığ gibi büyürken diğer yanda ise salt "müzik, edebiyat" ile geçen bir hayat....
Gün gelir, büyük dünya onların küçük dünyasını yutar. Bu doğrultuda 'ben nerde yanıldım, hata yaptım, görmedim, duymadım' cümlesi etrafa yayılır. Zweig'in gelen depremi görememesini de Hannah Arendt', Zweig'in 'Dünün Dünyası' adlı kitabına yazdığı eleştiri yazısı ile anlatır. Eğer Zweig'in edebiyatını seviyorsanız, bu biyografiyi de beğenebilirsiniz.
Ezcümle: Bu kitabı 24 Ekim - 7 Kasım 2024 tarihleri arasında okudum. Bu yazı ise 1000 Kitap sitesine 28 Haziran 2026 tarihinde eklendi. Zweig sevenlere tavsiye ediyorum.