7/10
·192 syf.··
2026 32. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 16:14
John Fowles , kitapta bizi doğrudan bir yazarın kafasının içindeki o tuhaf, labirent gibi odaya kapatıyor. Kitap boyunca klasik bir olay örgüsü aramak boşuna. Edebiyatın, bir şeyler yazıp yaratmanın ve ilham perisi mevzusunun içini açarak kafamı bir güzel karıştırdı. Hikayenin o steril hastane odasında başlaması bence tesadüf değil, aslında yazarın karşısındaki o bomboş beyaz sayfa. Miles Green ile Erato’nun o hiç bitmeyen, kavgalı gürültülü, hem didişmeli hem de flörtöz halleri, bir yazarın kendi yarattığı karakterlerin elinde nasıl oyuncak olduğunun absürt bir kanıtı. Edebiyat teorileriyle, ukala entelektüel tavırlarla ve en çok da kendi yazar egosuyla çok fena kafa bulmuş. Klasik bir kurgu konforu arayanları hayal kırıklığına uğratacak, ancak kelimelerle oynanan bu entelektüel körebe oyunundan keyif alanları fazlasıyla doyuracak bir eser. Yaratıcılığın sancısını, ironi ve ironinin de ironisini yaparak anlatan farklı bir deneyim Mantissa Kelimeler tehlikelidir sevgili Miles. Onları sen kontrol ettiğini sanırsın ama aslında onlar seni çoktan ele geçirmiştir.
MantissaJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 2001309 okunma
·
39 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.